menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nvidia; Kripto; Tasarruf Eğilimleri

22 0
27.02.2026

Sıklıkla “köpük” ve/veya “balon” konjonktürüne yakalandığı iddia edilen AI (Yapay Zeka) kulvarı, yüksek potansiyeli ve göz kamaştırıcı beklentileri çerçevesinde yoluna devam ediyor. Geçen hafta açıklanan diğer dört önde gelen sektör şirketine (Alphabet, Amazon, Meta, Microsoft) ait güçlü veriler de göz önüne alınarak yapılan değerlendirmeler, bizi; 2026 yılındaki AI yatırımları hacminin 700 milyar Dolar düzeyine ulaşması tahminine götürüyor. Gene, yıl sonuna kadar sunulması beklenen yeni kuşak Vera Rubin çip/işletim teknolojilerinin sağlayacağı katkı ile büyük atılımlar bekleniyor. Kısacası, Nvidia bilanço verileri, AI serüveni bakımından yolun açık; beklentilerin müspet olduğu çıkarımını ortaya koymuş bulunuyor.

Genel algı planında, AI kulvarına yakın duran Kripto Teknoloji ve Varlıkları cephesinde ise gidişat aynı olumlu iklime işaret etmiyor. Kurulu finansal mimariye alternatif; bağlantısız ve merkezi otorite dışında, “dijital- teknolojinin harika çocuğu” kimlik ve etiketleri ile onbeş yıl önce hayatımıza giren kripto varlıklar (sembol ismi Bitcoin dahil) zor günler yaşıyor. Adeta, AI kulvarının önü açıldıkça, kriptoların yıldızı parlaklık ve orijinal vaatlerini elinden kaçırıyor. Bir zamanlar “Dijital Altın” olarak selamlanan bu yapılar, Altının değer kazanımları paralelinde bir performans sergilemede acze düşüyor; bayrak isim Bitcoin, Ekim ayı başında ulaştığı zirve değerinden %49 oranından geriliyor. Sektörün ikinci sırasında yer alan Etherum özelinde ise Ağustos ayında ulaşılan zirve değerinden %63 oranında kayıp yaşanıyor. Yakın geçmişte Bitcoin için telaffuz edilen 200 bin Dolar hedefi bir yana, Bitcoinin 60 bin Dolar üzerinde  tutunmaya çalıştığı izleniyor. Sadece haftalar önce toplam piyasa değeri 4.3 trilyon Dolara kadar çıkan kripto varlıklar, an itibarıyla yarı değerine inmiş; yaklaşık on haftada hacminin %50’sini yitirmiş/yatırımcılarına kaybettirmiş bulunuyor. Başkan Trump’ın önceden öngörülemeyen biçimde, ikinci döneminin hemen başında “önünü açtığı” kripto varlıklar, zirve yapmış beklentileri karşılama işinde yetersiz performans ile malul görülüyor!. Belki de, onların da, varlıklarının karşı tezi olarak belirledikleri kurulu/merkezi finans yapılarının önünü açacak; “dijital para” olgusunun önünü açıcı mekanizma rolünü üstlendikleri yönündeki fikirlerin tartışıldığı günlere yaklaşılıyor. Bu bağlamda, “meçhul ve meşhur kurucu baba ” Satoshi  Nakamoto kişisinin, aslında bir “kurulu düzen figürü” olduğu gibi değerlendirme ve sezgilerin de radara alınması gerekiyor!. Kesin olan tespit ise, gelişen kuantum bilgi işlem teknoloji ve yeteneklerinin,  kripto temel mimari ve işleyişini “geçersiz” kılma riski olarak karşımıza çıkıyor. Nitekim, son dönemlerde yoğunluk kazanan “sistem işleyiş temelli aksama ve hatalar” , kripto mantığının etik/teknik/güvenlik/güvenirlik ve pratik temellerine olan inancı sarsıcı etkileri daha da katmerli hale getiriyor. İleri teknoloji ile doğan ve büyüyen kripto sektörü, “kuyruğunu yiyen yılan misali” gene teknolojik sıçramalar marifetiyle (bu kez kuantum bilgisayar alanında) hırpalanma ve/veya geçersiz kılınma tehdidini artık iliklerinde hissediyor!

TCMB (Merkez Bankası) Şubat Hanehalkı Beklenti Anketi ve ING Türkiye Tasarruf Eğilimleri Araştırması sonuçlarına bakıldığında, vatandaşın kripto varlıklar ile şimdiden arasına mesafe koymaya başladığı ortaya çıkıyor. Her beş kişiden sadece birisinin gelecek oniki ay içerisinde enflasyonun düşeceğine inandığı tespit ediliyor. Yeni düzenleme çerçevesinde yatırım tercihlerinin de kapsama dahil edildiği Merkez Bankası araştırmasında Altın; %55’i aşan bir oranla ilk sırayı alırken, Gayrimenkul klasmanı %30 ile ikinci sırada geliyor. ING Araştırması bulguları da benzer biçimde Altın (%54) ve Nakit (%32) olarak aynı sıralamaya işaret ediyor. Ülkemizde her iki kişiden sadece birisinin tasarruf yapma gücüne sahip olduğu; birikimi bulunmayan her on kişiden sekizinin borç ile hayatını sürdürdüğü; gene her on kişiden beşinin mali durumunu yönetmede kendisini yetersiz gördüğü ve nihayet her on kişiden sadece üçünün mali durumundan memnuniyetini beyan ettiği görülüyor.

Enflasyon ile ilgili beklentilerde her hangi bir yaygın iyileşmenin ortaya çıkmadığı güncel konjonktürde vatandaşın tasarruf eğilim ile tercihlerinin de bu tabloda tecelli etmesine şaşırmamak gerekiyor. Enflasyonun; “değer aşındırıcı/hayat pahalılığını arttırıcı” iklimi altında geçimini sürdürmeye çalışır iken, yastık altı/kayıt dışı klasik finansal varlıklara öncelik tanımak ve onları temin için dış aleme kaynak aktarma kısır döngüsünden çıkmak mümkün olmuyor.


© CNN Türk