+“Özellikli Ekonomiler” Kavramının Yükselişi+ |
İnsanoğlunun en rafine/gelişmiş hareket formu olan spor aktivitelerinin küresel zirvesini, hiç şüphesiz olimpiyat oyunları temsil ediyor. An itibarıyla, Şubat’ın ilk günlerinde başlayan 25.Kış Olimpiyatları, İtalya’nın ev sahipliğinde sürüyor. 93 ülkeden 3500 atletin katılımı ile bu dev etkinlik, sekiz farklı spor ve onaltı ayrı alt disiplinde düzenleniyor. Olimpiyat tarihinde ilk defa iki şehir (Milano ve Cortina) birlikte ev sahipliği yapıyor ve müsabakalara ayrılan alan onbir dönüme ulaşıyor. Olimpiyatlara talip olma sürecinde 2019 yılında Stokholm ile kaldığı son turda galip çıkan Milano-Cortina kent koalisyonu, o zamandan bu yana yatırım ve hazırlıklarını sürdürüyor. Hemen daima yaşandığı üzere, tesislerin inşasında gecikme ve bütçe aşımlarının ortaya çıktığı izleniyor. İtalyan Hükümeti tarafından ilgili alt yapı/tesis inşası için 4,2 milyar dolar kaynak tahsis edildiği bildiriliyor. İlaveten oyunlar süresince yapılacak harcama tutarının, büyük kısmı yayın ve sponsorluk gelirleri ile karşılanması planlanan 1,9 milyar dolar seviyesine ulaşacağı tahmin ediliyor. Buna karşın, Milano-Cortina bölgesel ekonomisine sağlanacak ekonomik hareketliliğin tam 6 milyar dolara ulaşması bekleniliyor. Ancak geçmiş deneyimler farklı tabloları ortaya çıkarılabiliyor: 2008 Yaz Olimpiyatları’nda Pekin harcadığı 40 milyar dolara karşın sadece 3,6 milyar dolar gelir elde etmiş iken, 2012 Londra deneyiminde harcanan 18 milyar dolara nispetle, sadece 5,2 milyarlık hasılat sağlandığını hatırlamak gerekiyor. Oxford Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada; 1960 yılından 2016’ya kadar Olimpiyatlara ev sahipliği yapan kentlerin ortalama % 160 oranında bütçe........