menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

+İnsan Odaklı Eko-Politik+

8 0
previous day

İşin özünde, her türlü teknik/bilimsel/karmaşık gösterge ve analizlerin, esasen, “önce insan” amacına hizmet eden araçlar kimliği ile sınıflandırılması bulunuyor. O halde, insan gelişim ve değişimini çalışan, başta demografi (nüfus bilimi) olmak üzere, bilimsel disiplinlere öncelik tanınması isabetli oluyor. 2025 yılı kesinleşmiş verilerine bakıldığında, küresel planda yerleşik ekonomik ve sosyal dengeleri değiştirecek dinamiklerin ortaya çıktığı görülüyor:

Doğum oranları dünya genelinde düşerken, küresel nüfusta azalma trendi keskin çizgileriyle ön plana çıkıyor. Dünya toplumlarında genç nüfus oranında yaşanan düşüş ve yaşlı nüfus sayısındaki artış eş zamanlı olarak gerçekleşiyor. Üretim ve tüketim kademelerinde şimdiden filiz veren ekonomik ve sosyal değişimler, köklü bir dönüşüme işaret ediyor. Bu değişim ve yönelişe, Yapay Zeka (AI) alanındaki gelişmelerin de farklı boyutlar kazandırdığı gözleniyor.

2025 yılında, dünyada toplam nüfusun, bir önceki yıla göre 69,2 milyon kişilik artışla; 8,2 milyara ulaştığı, Birleşmiş Milletler tarafından açıklanıyor. Geçtiğimiz yıl dünyada 132,4 milyon doğuma karşılık, 63,2 milyon ölüm yaşandığı kayıtlara geçiyor.

2025 yılında, 23 milyonu aşan doğum sayısı ile Hindistan’ın ilk sırada yer aldığı ve dünyadaki her altı doğumdan birisinin bu ülkede gerçekleştiği belirtiliyor. Bu ülkeyi, Çin (8,7 milyon) ve Nijerya (7,6 milyon) takip ediyor. Afrika kıtası ülkeleri, doğum oranlarındaki en hızlı büyümeyi sağlıyor; sadece Nijerya, Avrupa’nın tamamında gerçekleşen toplam........

© CNN Türk