We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Oscar Ödüllü Florian Zeller’den çarpıcı bir oyun: “Anne”

2 0 0
18.05.2022

Geçtiğimiz haftalarda serin bir bahar akşamında Zorlu PSM’de ilk gösterimini yapan bir tiyatro oyununa davet edildim. Oyun ilk olarak Moda Sahne’de sergilenmiş ve ardından da hemen Zorlu PSM’de gösterimine devam etmiş bir oyundu. Zorlu PSM’de yer alacak dış yapım tiyatroların kararını veren ekipte çalışan bir dostum (Gül Öner) oyunu Engin Hepileri’nin daveti ile Moda Sahne’de ilk oynadığı gün izlemiş, çok sevmiş sonra da oyuna kefil olarak Zorlu PSM’ye getirilmesini sağlamıştı. O nedenle beni davet ederken “ilişki dengelerinin çok çarpıcı bir şekilde ölüm ve yaşam çizgisi arasında kaleme alındığı, izlemesi zor ancak oldukça etkili bir oyun” cümlesini kurunca, tamam dedim yerimi tutun geliyorum, oyunun bana yapmak istediği şeye müsaade edeceğim.

Bu 85 dakikalık tek perdeden oluşan oyunu izlerken açıkçası sorguladığım pek çok şey oldu. Oyundaki dört karakter üzerinden erken yaşta büyük umutlarla yapılan evlilikleri de gördüm zamanla umutların kırılışını da. Yalnızlıkları, vazgeçilmişlikleri, geçmişte yaşamaya devam eden, sakinleştirici almadan şimdiye gelemeyen, ilişkilerin içine hapis olmuş insanların çaresizliğini de gördüm aşklarının ve sevgilerinin bittiğini kabul edemeyen, gün geçtikçe birbirlerine karşı olan saygılarını yitiren insanların acısını da. Onca acıya rağmen sanki hiçbir şey olmamış, olamazmış gibi büyük bir zorlukla ilişkilerine devam eden insanların ufak hesaplarını da gördüm sonsuza kadar yaşayacaklarını zanneden insanların derin uykusunu da.

Bir lokmacık hayat gibiydi anlayacağınız oyun. Bir anda yaşamımdaki tüm insanları ve ilişkileri düşündüren duygular içine girdim ve kendim dahil herkesi zihnimde bir bir sorguya çekmek istedim.

“Senin benim hakkımdaki bana söyleyemediğin tüm düşüncelerini bilsem, yine de seni sever miydim? Yine de seni aynı şu an olduğu gibi seviyor olur muydum?” diye her tanıdığıma sorasım geldi. Sırf bu yüzden de oyun bitiminde Oscar ödüllü Fransız yazar Florian Zeller’e bir Oscar heykelciği de benim veresim geldi. Çünkü müthiş ihtiyacımız vardı buna. Böyle sert bir yüzleşmeye. Gerçek düşünce ve hisleri istemek için yüreklendirilmeye. Gerçek insanlara. Düzeltmeye çalıştığın, hatta belki de düzelttiğini sandığın yerlerinden bir daha seni bozmayacak bir düzene. Bizi kaçırmayacak, geri adım attırmayacak, sevdiğine seveceğine bin pişman etmeyecek aşklara. Filtresiz, gerçeği........

© CNN Türk


Get it on Google Play