We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

“İleri gidebilmemiz için önce geri gitmemiz gerek”

1 0 0
09.04.2019

Farklı dünyaların farklı cümleleri vardır. Olayları farklı tanımlayış algılayış biçimleri vardır. Hayatı başka görürler. İnsanı başka görürler. Bir sayı doğrusu üzerinde ilerleyen insan türünün bugün ne mucizevi ilkler başardığının temsilidirler. Bugün ortalığa saçılmış olan tüm parçaların tek bir bütünün parçaları olduğundan habersiz bir biçimde gezinirler. Aynı parçaların vakti geldiğinde aynı büyük kaynağa geri döneceğini çoğu zaman hiç düşünmezler. Sanırım Şakir Gökçebağ’ın bir duvar yerleştirmesi şeklinde oluşturulmuş “Kozmos” isimli eserinin önünde o nedenle insanlığın farklı biçim ve tavırlarının yaratmış olduğu etki bende bu tip bir çağrışım yarattı. Ve ben o nedenle İstanbul Modern’deki sergide yer alan onca eser arasında en çok bu eserin önünde vakit geçirdim ve bir şark halısının birbirinden ayrı konumlandırılmış üç küçük parçasına bakarak görünenlerin, kendi içinde görünmeyenleri de barındırdığını düşündüm. Halılar, bilirsiniz ne kadar renkli, ne kadar desenli, ne kadar girdili çıktılarsa uzaktan o denli inanılmaz görünürler ve o kadar hayranlık uyandırırlar insanda. Çünkü farklılıklar bir düzen ve bir ahenk oluşturur. Aynı benim tanımadığım insanlar arasına kendimi attığım vakit kendi düzen ve ahengimi o insanların sıradanlıkları arasında buluşum gibi.



Geçen gün 90’ların mavi gökyüzü ve uçuşuk bulutlarla kaplı bir duvara sert bir biçimde çarpan ve duvarı parçalayan teknesi ile bildiği her şeyin bir yalan olduğunu anlayan Truman’ın filmine denk geldim. Film, sonuna gelmişti, Truman’ın bildiği hiçbir şeyin gerçek olmadığını artık anladığı sahnedeydi ve Truman gerçek olmayan dünyasının yalancı güneşinden gelen mikrofonik sese doğru bakıyordu. Şaşkınlıkla karışık hayal kırıklığını sesin ona söyledikleri esnasında Truman’ın gözbebeklerinin içinde görebiliyordunuz. Elimde bir bardak su ve uzaktan kumanda ile filmi izlemeye devam ettim. Güneşin ortasından gelen ses ‘Korkuyorsun bu yüzden de dışarı çıkamazsın.’ dedi ve Truman gülümseyerek az önce teknesiyle çarptığı mavi gökyüzü ve bulutlarla kaplı duvarın çıkış kapısından çıkıp gitti.

‘Bütün çaba Truman’ı gerçek olmayan dünyasından dışarı çıkarmamak üzerineydi ve işte Truman artık dışarı çıktı’ diyerek uzun yıllar önce izlediğim filmi gülümseyerek biraz geri sardım. Truman’ın teknesinin çarptığı mavi gökyüzü ve uçuşuk bulutlarla kaplı olan az sonra Truman’ın adım adım çıkacağı duvardaki merdiveni ilk gördüğümüz sahneye gelip orada durdum. Aynı Zecharia Sitchin’in “Gökyüzüne Merdiven” kitabının sembolik bir ifadesi gibi olan bir sahne. İnsanın bu dünyadaki kökeni ve kozmos ile olan bağlantısını anlatan çok güzel bir kitaptır. Hatta anlatmakla da kalmayan, kutsal kitaplardan, çağdaş bilime, yazıtlardan kitabelere kadar gerçek belgelerin içinde olduğu tezleri insanın........

© CNN Türk