Önce Gerçeklerle Yüzleşelim, Gazeteciler Günü mü? 

Çalışan Gazeteci – Çalışmayan Gazeteci Diye Bir Şey Yoktur

Gazeteci ya gazetecidir ya da değildir. “Çalışan”, “emekli”, “işsiz” gazeteci diye bir ayrım yoktur. Çünkü gerçek gazetecilik bir meslekten çok bir ruh hâlidir. Gazeteci doğulur, gazeteci yaşanır, gazeteci ölünür. Damardan hissedilir bu iş; mesai saatine, bordroya, patrona göre ayarlanmaz.

Gazetecilik, hayatın her anında kamuoyu adına sormak, itiraz etmek, yazmak ve bedel ödemeyi göze almaktır. Bu nedenle gazeteci, kartını cebinde değil, vicdanını kaleminin ucunda taşır.

Türkiye’de Özgür Gazeteci Parmakla Sayılıyor

Bugün Türkiye’de gerçekten özgür gazeteci sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Çünkü sistem özgür gazeteci üretmiyor. Sistem, itaatkâr gazeteci istiyor. Kamuoyu adına görev yapan değil, görünürde gazetecilik yapan; aslında bağlı olduğu yapının, grubun, sermayenin veya siyasi hattın sözcülüğünü üstlenen bir basın düzeni var.

Elbette istisnalar vardır. Ama istisnalar kaideyi bozmaz. Gazetecilik Artık “Kime Aitsin?” Sorusuna İndirgenmiştir

Bugünün gazeteciliği, “hangi basın kuruluşu, hangi gruba, hangi siyasi görüşe ait?” sorusuyla tarif ediliyor.
Aynı ülkede yaşayan........

© Bodrum Gündem