Bir Gece Ansızın Geldi |
Amerikan basını, 3 Ocak 2026’da Venezuela Devlet Başkanı ve eşinin yakalanmasına yol açan muhteşem Amerikan operasyonunun ayrıntılarını yavaş yavaş ortaya çıkarıyor. Bu açıklamalar, ordunun tüm kolları ve Amerikan istihbarat servislerinin işbirliğine dayalı, titizlikle planlanmış bir müdahalenin resmini çiziyor. Operasyondan birkaç saat sonra düzenlenen basın toplantısında Genelkurmay Başkanı Dan Caine, “2 Ocak’ta en karanlık saatlerde gerçekleştirilen, gizli, hassas ve ‘Mutlak Kararlılık’ kod adlı bu operasyon, aylarca süren hazırlık ve eğitimin doruk noktasıdır” diye övündü.
Ah şu Venezuella’nın petrolü yok mu? Adam dinler mi başka ülkeye saldırmak için kongreye danışmayı? Kanunen bu operasyona ABD Kongresinin haberi ve izni olması lazımdı.
Amerikan başkanı, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun devrilmesinin, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olan bu ülkeye büyük Amerikan petrol şirketlerinin geri dönüşünün önünü açacağına inanıyor.
Aylar boyunca, ABD tarafından Venezuela’ya uygulanan baskı, uyuşturucuyla mücadele savaşı olarak gerekçelendirildi. Şimdi ise başka bir öncelik ortaya çıktı: Dünyanın en büyük ham petrol rezervlerine sahip olan bu Latin Amerika ülkesinin petrolüne erişim. ABD özel kuvvetlerinin 3 Ocak Cumartesi günü şafak vakti düzenlediği baskında kaçırılan Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun devrilmesi, büyük Amerikan petrol şirketlerinin ülkeye dönüşünün yolunu açıyor, diye belirtti Donald Trump olaydan sonra.
Adam açık açık söylüyor…
Amerikan başkanı Cumartesi günü Florida’da düzenlediği basın toplantısında, “Dünyanın en önemli petrol şirketleri olan çok büyük Amerikan petrol şirketlerimiz oraya gidecek, milyarlarca dolar harcayacak (…) ve ülke için para kazanmaya başlayacak” dedi. (Adam ayrıca Venezuella başkanının kaçırılmasını Floriada’daki odasından canlı olarak izlemiş.)
Genel plan bu. Ancak ayrıntılar neredeyse hiç belirtilmemiş. Ayrıca ExxonMobil veya ConocoPhillips gibi petrol devlerinin, yasallığı şüpheli bir geçici hükümet tarafından yönetilen Venezuela’ya ne ölçüde çok büyük meblağlar enjekte etmeye istekli olacağı da belirsiz. Dahası, ülkenin petrol endüstrisi, yirmi yıllık yolsuzluk ve durgun yatırımın ardından, ABD yaptırımlarıyla daha da kötüleşen bir durumda, tamamen harap halde.
Yani bu ansızın gece tutuklanan Cumhurbaşkanı narkotrafikten daha fazla cebini doldurduğundan petrolüne bile boş vermiş. Benim Kasım 2025 tarihinde Narkotrafik ülke ülke yazdım, makalemde Venezuella’ya da değinmiştim.
Venezuela yetkilileri, Caracas ve çevresindeki ABD askeri operasyonunun ardından yaşanan kayıp sayısı hakkında henüz bilgi vermedi. Ülkenin Başsavcısı Tarek William Saab, dün televizyonda yaptığı açıklamada, “masum kurbanlar yaralandı ve öldürüldü” dedi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.
Öte yandan Donald Trump, dün Florida’daki Mar-a-Lago konutunda düzenlediği basın toplantısında, hiçbir Amerikan kaybının olmadığını iddia etti.
Kuzey Kore, Pazar günü ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu yakalamasını kınayarak, bunu “egemenliğin ağır bir ihlali” olarak nitelendirdi. Resmi KCNA haber ajansının yayınladığı açıklamada, Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, bu “hegemonya eyleminin” “ABD’nin haydut ve acımasız doğasını bir kez daha teyit eden bir örnek” olduğunu söyledi. Bence Kuzey Kore başkanı gece uyurken artık dikkat etsin diyeceğim ama onun petrolü olmadığı için ve sadece boşa mermi attığı için belki daha uzun süre başta kalır, diye düşünüyorum.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, ABD’nin Caracas’ta otoriter sosyalist cumhurbaşkanını deviren askeri operasyonundan iki gün sonra, Venezuela’nın talebi üzerine Pazartesi sabahı toplanacak. Bu baskın, Latin Amerika ülkesini hükümetten yoksun bıraktı ve yasallığı birçok başkent tarafından sorgulandı.
Trump da çok salladı BM toplantısını. Her zaman yazdım bu BM neye yarıyor? En önemli kararları hayata geçmedikten sonra neye yarıyor? HİÇ! Sadece İsrail ve Kudüs, veya bağımsız Filistin meseleleri değil, ABD’nin Irağa asker çıkarmasına Fransa veto koymuştu. Neye yaradı? Yine saldırdılar! Amerikalılar bir kaç gün New York’ta Fransız şarabı içmediler. Güler misin, ağlar mısın? Bu ne acizlik yahu?
Nicolas........