Mandalinin Sessiz Çığlığı |
Bir yılı daha geride bırakırken, adına 18.Bodrum Mandalin festivali denilen şenlikte (panayır da diyebiliriz), Bodrumla, gördüklerimle ilgili sessiz bir muhasebe yapmak istedim. O gün, arkadaşlarımla beraber verimli ve eğlenceli bir gün geçirmeme rağmen içimin sızısını bir türlü dindiremedim. Bizim büyüklerimiz, özellikle topraktan geçinenler, bu kentin çocuklarını mandalinden kazandığı paralarla okutup evlendirdi, hayata hazırladı. Mandalin Bodrum ve benim gibi Bodrumlular için bir süs değildir. Mandalin bir zamanlar halkının geçim kaynağıydı. Mandalin bir kimlikti. Bugün ise o kimlik yok artık. Malesef yıllardır beton projelerinin, iktidarın yanlış politikaları ve doymak bilmez rantiyecilerin gölgesinde sessizce yok oldu. O nedenle yeni bir yıla girerken, bu kentin yöneticilerinin ve bu topraklarda söz sahibi olanların her birine ayrı ayrı düşen görev ve sorumluluklar daha da geç olmadan çok açık ve nettir.
Yeşili betona, emeği günü birlik sezonluk kazanca feda etmemek için daha akılcı hareket etmek. Mandalin bizim için sadece bir ürün değil, Bodrum’un hafızasıdır. Bu gün mandalin artık üreticiyi mutlu eden geçim kaynağı olmasa da en önemli kültürel mirasımızdır. Alın teridir, hatıralardır, o kentin vicdanıdır. O nedenle sadece festivale ana sponsor bulmak bu kentin vicdanını rahatlatmıyor. Geleceğe umut taşımak ancak geçmişin değerlerini iliklerine kadar hissederek sahip çıkarak mümkün olabilir.
Kent dediğimiz yer sadece yollar, projeler, yeni binalar, değildir. Kent emeğin, üretimin, geçmişle kurulan bağın adıdır. Bu bağ koptuğunda geriye sadece kalabalıklar kalır, topluluklar değil. Elbette şehirler büyüyecek, elbette değişecek. Ama büyüme o kentin doğasını, yeşilini, mavisini,........