Konumuz: Umut
Konumuzu iki başlık halinde sunmaya çalışacağım.
Birincisi Umudu Öldürmek…
İkincisi Umudu Öldürmeyen Bir Kişilik…
“Ben umudumu insanlığı küçülten çıkar hesaplarına bağlamıyorum. Ben umudumu insanlığı yücelten duygulara bağlıyorum.”
Bülent ECEVİT
Facebook arkadaşım Reşit Çağın’dan aktardığım alıntı yazısını ilginç ve güncel buldum. Okurlarımla paylaşmak istedim:
Umudu Öldürmek…
“Kral, dondurucu bir kış mevsiminde gecenin soğuğunda nöbet tutan bir muhafıza sordu:
–Üşümüyor musun?
Muhafız:
–Ben alışığım kralım, dedi.
Kral:
–Olsun sana sıcak tutacak elbise getirmelerini emredeceğim, dedi ve gitti. Ancak bir süre sonra emri vermeyi unuttu…
Ertesi gün duvarın yanında muhafızın soğuktan donmuş cesedini gördüler. Muhafız duvara bir şeyler karalamıştı. Şunlar yazıyordu:
‘Kralım, soğuğa alışkındım, fakat senin sıcak elbise vaadin beni öldürdü!
Türlü vaatlerle, insanları bekleterek bir umuda bağlayarak kesinlikle imtihan etmeyin. Çünkü insan, bekletildikçe değişir. Beklettiğiniz kişi hakkınızda telafisi imkânsız olumsuz düşüncelere girer.’
Önce umudu öldürürsünüz. Ardından sevgi, saygı, güven ölür… Dostluk ölür…”
(Tarih Arşivi) Alıntıdır
Umudumuzu şiirlerle renklendirelim:
Umudumsun Sen
Gülünce yüzüne nakşeden desen
Gönlümü coşturan umudumsun sen.
Sevginin rüzgârı başımda esen
İçimi dolduran umudumsun sen.
Bitmeyen sevgiyle yola koyulduk
Yürekten sevginin peşinden koştuk
Birlikte olunca hep mutlu olduk
Sevgiye katılmış umudumsun sen.
Bıkmadan özlemle bana bakarsın
Hareli gözlerle beni sararsın
Kalbimi titretir durmaz yakarsın
Gönlümü avutan umudumsun sen.
Konuştur bekletme........
