We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Toplumsal Uzlaşı Ve Türkiye Demokrasi İttifakı

2 1 1
15.09.2021

Sonuç olarak söyleyeceğimize vurgu yaparak, makalenin içerik çerçevesini çizmek istiyorum öncelikle:

“Kurtuluş Mücadelesi süreci; Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünün yarattığı şartlar, amaç ve hedefleri bakımından, halkımızın sonuçları görülebilen bir BEKA gerçeğinin, çözümü için yaşanmış ve şekillendirilmiştir. Cumhuriyet’in Kurtuluş ve Kuruluş mücadelesi, 20. Yüzyılın mucizevi olayı olup, insanlık mücadelesinin geleceğini de öngörebilen bir niteliğe sahiptir. Emperyalizme ve yerel işbirlikçilerine karşı verilen mücadelenin kazanımları, mazlum halklar için de örnek olmaya devam etmektedir. Aydınlanmanın, devrimlerin/değişimin sürekliliği içerisinde, halkın özgürlüğü ve refahı için hedeflerini gösteren Kurucu İrade ve kurucu lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk, otoriter sistem ve yaklaşımlar ile bağnaz inanç (din), mezhep, kimlik farklılıklarına dayanan anlayışları/yöntemleri reddeden bir yol haritası çizmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin ulus-devlet yapısı, Millet tarifi, eşit vatandaşlık anlayışı, laik özgürleşme programı, halkçılık-devrimcilik ilkesi, toplumsal refah için üretici girişimciliği, BARIŞ için siyaset gibi kavramlar ve uygulamaları dikkate alındığında, karşımıza çağımızın/geleceğin İNSANİ DEMOKRASİ ihtiyacının, sonsuzluğa uzanan boyutları çıkmaktadır. Cumhuriyet’in Kurucu değerlerinin yolundan sapan, çıkar hesaplarıyla tavizler veren, Cumhuriyetin Demokrasi ile taçlandırılmasında yetersiz kalan siyasetlerin, göreceli olarak farklılıklar arz etse de, ortaya çıkan sebep-sonuç sorularının cevaplarını da vermektedir. Adalet ve Kalkınma Partisi ( AKP ) iktidarıyla başlayan ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ( Cumhur İttifakı ) ile devam etmekte olan, Cumhuriyetin Kurucu Değerlerini yozlaştırma süreci karşısında da, Cumhuriyetin Kurucu Değerleri etrafında, 100 yıllık deneyimin eksikliklerini/yanlışlarını da görerek, ilkeli-stratejik bütünleşme ( TÜRKİYE DEMOKRASİ İTTİFAKI ) sağlanabilmesi ihtiyacı, Milletimiz için BEKA sorunu haline gelmiştir…”

Önemli görülen bazı başlıklar altında, meselenin özetle açıklanmasına çalışılacaktır:

Orta Çağ ve Cahiliye Karanlığı…

Kötülüğü, vahşeti, cahilliği anlatabilmek için zaman zaman Orta Çağ ve/veya Cahiliye karanlığı kavramları kullanılır. Orta Çağ karanlığına son veren temel faktörler içerisinde, Rönesans’la başlayan Aydınlanma, bilimsel çalışmalar ve sanayileşme, yol açan gelişmeler olarak öncelik alır.

İslam’ın Asrı Saadet döneminin, insana hitap eden ahlak ve bilime önem veren zihniyeti de, Cahiliye döneminin tabularını yıkabilmiştir.

İnsanlık tarihi; bilimi temel gelişim dinamiği olarak kabullenen, insan haklarını içselleştiren/güçlendiren, evrensel değerlerle geliştirilen sistem/yönetimleri kurumsallaştıran, hukukun üstünlüğünü benimseyen, laik özgürleşme yapısı içerisindeki ülke ve toplumların, istikrarlı gelişme şartlarını yaratabildiklerini göstermektedir.

Orta Çağ, Cahiliye karanlığı metaforu ile getirilmek istenilen eleştirinin, AKP ve

Cumhur İttifakı’nı destekleyen büyük çoğunluk için de, ağır gelebileceğinin farkındayım. Ancak etkili yönetim kadrolarında bulunan siyasetçi, bazı önemli bürokratlar, aydınlar, medya mensupları ve yandaş vasatlarda, anayasal laik sistemi çökertme çalışmalarında ki sürekliliğin, görülebilen muhtemel sonuçları, meselenin hayati önemini göstermektedir.

Afganistan’da, Irak-Suriye-Libya-Yemen gibi ülkelerde yaşanan, emperyalizm-yerli işbirlikçileri dayanışması örnekleri, çok hassas coğrafyaya sahip ülkemiz için, tehdit ve risk hassasiyetlerini artırmaktadır.

Cumhuriyet’in Kurucu değerlerini hedef alan, Anayasal Sistemin işleyişini engelleyici çalışmalara süreklilik kazandıran, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin hukuki-siyasi-toplumsal meşruiyetini tartışmaya açan bir zihniyet yapısının yarattığı karanlığa karşı, yeniden aydınlanma inşa sürecinin başlatılması, öncelikli, milli-insani........

© Bodrum Gündem


Get it on Google Play