Aksona Ve Deniz
Türkiye’mizin soğuktan titreştiği karakışın şu dondurucu günlerinde, denizden söz etmenin sırası mı?
Zaten her vesileyle denizden bahsetmiyor, denizin sorunlarını dile getirmiyor muyuz? Öyle ama, karadaki pisliğe, alavere dalaverelere baktıkça deniz her zaman içimizi ısıtıyor, gönlümüzü ferahlatıyor. Hep deniz kirliliğinden bahseder dururuz. Oysa karadan kirleniyor denizler, tüm atıklar sorumsuzca denizlere boca ediliyor. İnsanlar, kendilerine kucak açan ve sevgiyle sarıp sarmalayan denize zarar vermek için ne mümkünse yapıyorlar. Sadece denizin üstünü değil, altını da rezil ediyorlar, çölleştiriyorlar dibini.
Allah’ın bize verdiği bütün nimetleri, güzellikleri talan etmeye, bitirmeye kararlıyız galiba. Karadaki tüm yaşam alanlarımızda öyle de, denizlerimizde biraz farklı gibi… Çünkü denizler kendini temizliyebiliyor, karalar gibi iflas bayrağını çekmiyor hemen. Ama böyle giderse ve aklımızı başımıza devşirmezsek, denizlerin geleceğini de altıyla üstüyle tehlikeye düşürürüz. Deniz dibine nereden geldim, nereden çıktı yerin üstü dururken denizin dibiyle ilgilenmek? Bakın anlatayım, Bodrumlu Aksona Mehmet’i tanır mısınız? Eğer tanımıyorsanız, deniz dibinin yaşayan efsanesi ve son süngercimiz Mehmet Baş’la tanışmanıza yardımcı olayım.
Aslında deniz sevdalıları yakından tanırlar onu. Ama tanımayanlara bir özet geçeyim.76 yaşında,........
