We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yeni Topraklar

4 0 290
11.08.2021

Dün, yani 10 Ağustos itibarıyla LGS yerleştirmeleri sonuçlandı ve biz artık yerimizi yurdumuzu bildiğimiz bir noktadayız. Bunu sadece okul açısından söylemiyorum; 10 Ağustos aynı zamanda Bodrum’daki yeni evimizin belli olduğu gün de oldu ne ilginçtir ki…

Dün, gün boyunca bir sürü soru, daha doğrusu dilek aldım.“Dilerim Deniz’in sınav sonucu istediğiniz gibi olmuştur” diyordu birçok iyi dilek kokan söz… Evet, istediğimiz gibi oldu, çünkü içinden geçtiğimiz süreç içerisinde biz de istediklerimizi olasılıklar ve imkanlar doğrultusunda belirledik. Sonuç olarak koşullar dahilinde, onlarla birlikte tercih ettiğimiz birer devlet lisesi ve orta okuluna başlıyor çocuklar.

Araya giren dört senelik Fide tecrübemizden sonra, yine yeniden ancak bu kez sadece bambaşka bir şehir değil, bambaşka bir dünyada, yeniden devlet okulunun kapısından içeri giriyoruz. Daha doğrusu kaydımızı yaptırıyoruz, kapısından girip girmeyeceğimiz henüz belli değil.

“Fide gibi bir okul”dan sonra çocukların devlet okulunda nasıl hissedeceklerine dair sorular aldım çokça… Hem onları, hem de her yıl kayıt yenileme sürecinde aldığım “Fide’den memnun musun?” sorularını yanıtlamaya çalışacağım bu yazıda… Bir nevi bundan dört sene önce yola çıkarken yazdığım bir yazının kapanışı niyetine aslında…

Fide, benim kafamın en karışık olduğu zamanda karşıma çıkan bir şans olmuştu. (Tekil konuşuyorum çünkü 4 4 4 konusuna en çok ben kafa yormuştum). Çocuğunun bu sistem değişikliğinden en az zarar görmesi için didinen kaygılı bir veli olarak çıktığım yolda, eğitime ve okula dair o zamanlar hiç duymadığım şeyler söyleyen -ve sonradan öğreneceğim gibi benimkiyle aynı yaşta bir çocuğu olan- bir eğitimciye Twitter’da rastlamış, onun peşinden gitmiş, tesadüfler onun o sıralar eğitim danışmanlığı verdiği okullarla yolumu kesiştirmiş ve en nihayetinde, çocuklardan biri ortaokula, biri de ilkokula başlarken okul açmaya karar vermesiyle çektiğim onca sıkıntının boşuna olmadığına kanaat getirmiştim!

Fide bizim çocuklarımızı devlet okullarından kurtarmak için gönderdiğimiz bir okul değildi. Özel bir okuldu (Ali Koç’un dediği gibi “paralı devlet okuluydu”) ama özel olduğu için değil, özellikli bir okul olduğu için tercih etmiştik. Yapmak istediklerini benimsemiş, umutla dolmuştuk. Eğer yol ayrımında olduğumuz o günlerde Fide karşımıza çıkmasaydı, ortaokul için bir “devletten kurtarma operasyonu” olarak uygun fiyatlı bir özel okuldan yana tercih yapacak, ilkokul için ise küçük oğlumuzu (ki tam o sıralarda ortanca oldu), abisinin okuduğu ve son derece yeterli bulduğumuz ilkokuldaki öğretmenine teslim edecektik.

Çocukların Fide’de okuduğu süreç boyunca da, mezun oldukları dönemde de çok soru aldım Fide’yle ilgili… Memnun muydum? Tavsiye eder miydim? Bu soruları hep okul seçiminin çok bireysel bir karar olduğunu, kişinin maddi ve fiziksel koşullarına göre olduğu kadar -ve hatta belki de ondan daha da fazla- eğitime bakış açısına göre değiştiğini söyleyerek yanıtlamaya çalıştım. Tavsiye vermekten çekindim; kendi bakış açımı gerekçelendirerek cevap verdim. Bizim için doğrusu olan bir başkası için olmayabilirdi.

Şöyle de bir şey var, ben bence kolay bir veliyim. Bir kere -öğretmen olmak isteyip de olmadığımdan mütevellit belki de- eğitim konusuna duyduğum ilgiyi canlı tutuyor, bu konuda kendimi besliyorum. Okuldan bekleyebileceklerim konusunda sınırlarımın farkında olduğumu, nerede durmam gerektiğini bildiğimi düşünüyorum. Bazı özel okulların velilerine yakıştırdığı “müşteri her zaman haklıdır” bakış açısından hep kaçtım. Tam da bu yüzden, Fide’nin, velisine sınır çizen yaklaşımı bana........

© Blogcu Anne


Get it on Google Play