Rahatsız Etmenin Gücü

Duyarlılık, çevre mücadelesinin küçümsenmemesi gereken bir eşiğidir. Farkındalık yaratmak çevre açısından vazgeçilmezdir; durup düşünmek, çıkarım yapmak, çevreyle ilgili bir iç muhasebeye girmek... Çok kıymetlidir. Hashtag’lerle yapılan paylaşımlar (#DoğayıKoru, #SaveThePlanet, #ZeroWaste) dünya çapında yankı bulabilir. Ancak çevre mücadelesi, yalnızca doğru tarafta durduğunu ilan etmekle ilerlemez. Bir bedel ödenmediğinde, duyarlılık çoğu zaman konfor alanında kalır.

1980’ler ve 90’larda çevre örgütlerinin başvurduğu daha fiziksel, sert provokasyonlar bugün geriye dönüp bakıldığında rahatsız edici olduğu kadar dönüştürücüydü. Balina avcılığına karşı küçük teknelerle dev gemilerin önüne çıkmak, petrol platformlarına tırmanmak, nükleer denemelere karşı askeri alanlara girmek… Bu eylemler tehlikeliydi, yasadışıydı ve yoğun biçimde eleştirildi. Ama tam da bu yüzden güçlüydüler. Çevre hareketinin marjinal bir hassasiyet olmaktan çıkarıp bedel ödemeye hazır bir mücadele olduğunu gösterdiler. Bugün balina avcılığına dair toplumsal algının değişmesinde, bu sert çıkışların payı büyük.

Daha yakın bir örnek olarak Greta Thunberg’in okul grevleri var. Tek başına bir okulun........

© Bizim TV