Birlikte Yaşama, Nevruz |
Bir de DEM’in kendi siyasal bayramına dönüştürmek istediği Nevruz’una şuradan bakın:
Bir bayram düşünün…Türklerin kültüründe Ergenekon’dan 21 Mart günü demir dağı eriterek çıktığı ,Özgürlüğün kazanıldığı ,yeniden diriliş ve milli uyanış olarak kabul edildiği gün.Toprağın uyanışı, doğanın dirilişi, baharın gelişi…Adı Nevruz.
Ama siz onu alıp getirdiniz, kanın gölgesine bıraktınız…
“Bebeklerine kadar öldürün, tavuklarına kadar katledin” diyen, elinde kundaktaki bebeğin kanı olan terör örgütünün cani liderini “demokrasi kahramanı” diye pazarlamaya kalktınız.
Nevruz Bayramı’nı bahane ederek meydanlara çıktınız…Stantlar kurdunuz, posterlerini astınız…Mesajını okudunuz…Nevruz Bayramı’nı Türk milletine karşı propaganda gününe çevirdiniz.
Peki bu meydanlarda emekçilerin, emeklilerin, feodal ağaların zulmünde ezilen köylülerin, başlık parasına kantarda tartılarak satılan kadınların, asgari ücretle açlık sınırında çalışan işçilerin hakları için bir tek satır duydunuz mu? Hayır.
Sol ve sosyalist ideolojiyi bir tek Kürt söylemine indirgeyen ve PKK’yı “özgürlük hareketi”, APO’yu “önder” olarak görmeyen herkesi sol dışı sayan ve eleştirenleri faşist gören bir anlayış ile neyi, nasıl konuşacağız?
Biz de 40 yıllık solcuyuz. Marks, Engels, Kapital, diyalektik ve tarihsel materyalizmi ,Sosyalizmin alfabesini ,En güzel dünyayı okuduk. Hayatımız, öğrenciliğimiz gözaltılarda, sıkıyönetim mahkemelerinde geçti ama solculuk bu değil.
“Ne mutlu Kürt’üm diyene özgürlükçü, ne mutlu Türk’üm diyene faşist” olarak........