Rusya’nın Sandık Tiyatrosu
Bu hafta sonu Rusya’da milyonlarca insan oy kullanacak ve yeni bir parlamento belirlenecek, ama parlamentonun kimlerden oluşacağına oylar kullanılmadan önce karar verilmiş olabilir. Çünkü seçimin asıl amacı, Vladimir Putin’in ülke siyasetindeki hâkimiyetini sürdürmesini sağlamak. Bu da cumhurbaşkanının partisi Birleşik Rusya’nın Duma’daki çoğunluğunu koruyacağı anlamına geliyor.
Sandıklar daha açılmadan belli olan sonuç bu. Hükümetin zaferinin ne kadar büyük olacağı ise oylar sayıldıktan sonra açıklanacak. Parlamentodaki sandalyelerin bir bölümü, Kremlin’in varlığına izin verdiği ve görünüşte muhalefet yapan diğer “sistem içi partilere” bırakılıyor. Böylece ülkede siyasi çoğulculuk varmış görüntüsü korunuyor. Bu partiler aynı zamanda toplumdaki hoşnutsuzluğun sistem dışına taşmadan kendini ifade edebileceği kanallar olarak işlev görüyor. İktidar seçkinleri içindeki farklı gruplar Kremlin’in politikalarını şu ya da bu yönde değiştirmek istediklerinde, bu partileri parlamentoda kendi görüşlerini dile getirecek araçlar olarak kullanabiliyorlar.
Kremlin, Birleşik Rusya’nın aldığı resmi oy oranıyla, halkın rejime ilişkin gerçek tutumunu makul ölçüde yansıttığı düşünülebilecek oran arasındaki farkın fazla açılmamasını istiyor. Aradaki fark çok büyür ve sonucun ancak açıkça hile yapılarak elde edilebildiği görülürse, bu Kremlin’in kendine güvenmediği izlenimini verir. Putin’in iktidarı sıradan Rusların desteğine bağlı değil, ama otoritesini ayakta tutan şeylerden biri, halkı dinlediği ve onların ne düşündüğünü önemsediği yanılsamasını diri tutması. Seçim göz göre göre çalınırsa, bunun doğru olmadığı açıkça ortaya çıkar. Sonucun önceden belirlendiğini herkes bilse de, hile apaçık ve ölçüsüz hale gelirse; seçim yapılıyormuş görüntüsü bile sürdürülemezse, toplumun mevcut düzene sessizce razı olmasını sağlayan örtük anlaşma da bozulur.
Bu kez seçimin gerçek bir yarış olduğu görüntüsünü vermek her zamankinden daha zor, çünkü savaşın yarattığı yorgunluk giderek artıyor. Artık hiç kimse Ukrayna’daki “özel askeri operasyonun” planlandığı gibi gittiğini ciddi biçimde iddia edemez. Birkaç hafta içinde tamamlanması beklenen savaş beşinci yılına girdi. Rusya’nın ölü ve yaralı sayısının toplamda yaklaşık 1,5 milyona ulaştığı tahmin ediliyor. Orduya gönüllü katılmak isteyenlerin azalması, isteksiz yedek askerlerin yeniden silah altına alınacağı yeni bir seferberlik hazırlığı yapıldığı korkusunu büyütüyor. Putin böyle bir seferberliğe ihtiyaç olduğunu reddetti. Ama kamuoyunu bu konuda rahatlatma ihtiyacı duyması bile, cephede ilerlemenin durduğunun ve ülke içindeki havanın giderek kötüleştiğinin dolaylı bir kabulü sayılabilir.
Ukrayna’nın insansız hava araçları ve füzelerle düzenlediği saldırılar, savaşı cephe hattından binlerce kilometre uzakta yaşayan insanlar için de görünür ve ekonomik bakımdan hissedilir hale getirdi. Petrol rafinerilerinden yükselen dumanı ve benzin istasyonlarının önünde oluşan kuyrukları devlet propagandasıyla gözlerden saklamak mümkün değil.
Otoriter bir rejimde güvenilir kamuoyu araştırmaları yapmak imkânsızdır. Ruslar, özellikle de silahlı kuvvetleri kötülemenin suç sayıldığı bir ülkede, kişisel görüşlerini telefondaki yabancılarla paylaşmaya pek istekli değiller. Muhalif seslerin güçlendiğini gösteren daha güvenilir bir işaret, bu seslere yönelik baskının da artıyor olması. Geçen ay, siyasette kayda değer bir ağırlığı olmayan liberal Yabloko Partisi, son........
