We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Erdoğan-Bahçeli Farkı Anlama Kılavuzu

76 0 10
11.04.2021

Geçen ayın tamamına yayılan gündem sağanağı hız kesmeden devam ediyor. Bu aya, “amirallerin bildirisi” ile hızlı bir giriş yapıldı. Konu çeşitli boyutlarıyla tartışılıyor, muhtemelen tartışılmaya devam edecek. Bu yazıda, bu taze gelişme vesilesiyle yeniden gündeme gelen, epey eski bir başlık üzerine küçük bir katkı denemesi yapmak istiyorum. Bu başlık; aylardır hatta yıllardır her güncel gelişmede tekrar açılan, Bahçeli ile Erdoğan arasındaki tavır farkı meselesi. Bazen ittifakta çatlak, bazen alternatif arayışlar olarak nitelenen bu mesele, gündemdeki yerini ve önemini hep koruyor. Karmaşık analizlerin veya şaşırtıcı kulis bilgilerinin arkasına, önüne, zeminine yerleştiriliyor.

Amirallerin mektubu sonrasında da tazelenen, MHP ve AKP ilişkisindeki kafa karıştırıcı farklı tavırları anlama rehberi olabilecek -biraz fazla basit- bir açıklama modeli kurmaya çalışacağım. Baştan belirteyim spekülatif olduğunu kabul etmekle birlikte, bu modelin pek çok başlıkta başarılı biçimde “çalışacağı” iddiasındayım. Elbette bu ilişkinin bütün boyutlarını, iktidar ittifakının bütün sorunlarını bu modelle açıklamak mümkün değil. Ancak şaşırtıcı bulunan, kafa karıştırıcı ayrışmaları sadeleştirmek için epey faydalı olacağını düşünüyorum. İttifakın kimyası ve muhtemel kaderi konusundaki akıl yürütmelerde de kısmen işe yarayabilir.

Uzun bir tarihçe ve arka plan hikayesine girmeden, AKP-MHP ittifakının daha baştan itibaren çok açık bir iş bölümü esasına göre kurulduğunu, zamanla bu paylaşımın iyice yerleştiğini söylemekle işe başlamak gerekir. Bu iş bölümü, sadece verimlilik, etkililik ve kabiliyetler açısından değil, ittifakın taraflarının fıtratından kaynaklanan sorunları nötralize etmek için de gerekliydi. Ayrıca, ittifakın AKP ve MHP’den ibaret olmayan geniş çevresinin sorunsuz devamı açısından da işe yarıyordu. Görev ve sorumluluk ayrışmasını, kabaca güvenlik/güvenilirlik ile destek/rıza şeklinde gruplayabiliriz. (Birlikte katıldığımız bir tv programında Burak Bilgehan Özpek, bu ayrımı “meşruiyet ve popülerlik” olarak ifade etmişti)

Verimli görev paylaşımı

İşin özü şu: Erdoğan yeni ittifakın siyasal desteğini tamam etmekle, sürdürmekle sorumlu. Bahçeli ise bu ittifakın ideolojik kalkanını tamamlamak ve öncelikli olarak devlet nezdinde meşruiyetini (kabulünü) sağlamakla görevli.[1] Karşılıklı muhtaçlık ilişkisini sadeleştiren ve ittifakı aritmetik bir ortaklıktan ayıran da bu zaten. İttifakın göz önündeki partileri AKP ve MHP’nin fonksiyon ayrışması, ittifakın daha geniş tabanındaki odak ve kesimlerin pozisyonları açısından da işlevsel. Ancak bütün kanatların bu iki fonksiyonun arkasındaki iki kanatta hizalanmadığı, çoklu eksen sorunlarının zaten olduğu ve arttığı da söylenebilir.

Bu işbölümü, kurucu ihtiyaçlar dışında atılacak adımlar ve yürünecek yol açısından da devam ediyor elbette. MHP, ittifaktaki kurucu işlevine paralel olarak, güç konsolidasyonu ve yapabilirlik kapasitesini ilerletmek ve korumaktan sorumlu. Bu sorumluluk Bahçeli’nin “önce devletim” perspektifi çerçevesinde, kritik rolü olan diğer partnerler ve odaklarla yakından ilgili. Bu çerçevede sadece güvenlik bürokrasisi değil, yargı organlarının itaat sorunlarına karşı da Bahçeli çok hassas (Bakınız AYM’yi kapatma talebi). AKP ise, yaratılan ve sürdürülen güç konsolidasyonundan “fayda” üretmekle , fırsat çıkartmakla görevli. Elbette toplumsal-siyasi rıza seviyesinin korunması da asıl olarak onun meselesi.

Bahçeli’nin ideolojik gedik açabilecek taarruzlara ve potansiyel tehlike noktalarına ilişkin aşırı agresif rolü, görev algısıyla yakından ilgili. Erdoğan’ın –ittifak ve memleket açısından düşünülebilecek- iç ve dış çevrelerle yürütülen her türden pazarlık ve fırsat manevralarını da sorumluluk alanına dair görmek gerekir. Bu kritik role, pazarlık zeminlerini çeşitli tehlikelerden ve koz........

© Birikim


Get it on Google Play