We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bir Tersyüz Etme Vakası olarak “Madura”

110 13 0
29.01.2019

Tersyüz etmek, içini dışına çıkarmak ya da tersi, dışını içine sokmak... İktidarın öteden beri, üstelik sonuç alarak uyguladığı bir siyasal iletişim taktiği böyle de tarif edilebilir.

Türkiye’nin kötü yönetilmesinden kaynaklanan, kökü içeride olan yerli bir sorunu, sorumluluğundan kurtulmak için tersyüz etmek... Misal, ülke ekonomisinin dış güçler tarafından hedef alındığını, Türkiye’ye karşı bir dış komplo kurulduğunu iddia ederek yapılmak istenen, seçmenin indinde iktidarı ekonomik krizin mesuliyetinden kurtarmaktır. Böylece bir iç sorunun üzerlerindeki siyasi ve moral yükünü onu dışsallaştırarak azaltmayı deniyorlar. Türkiye’nin içini dışına çıkarıyor, tersyüz ediyorlar.

Türkiye’nin dışını içine sokup tersyüz etme davranışına örnek olarak, artık mazide kalmış bulunan “Hamas odaklı dış politika”yı ve Suriye’deki rejimi devirmek için 2016’ya kadar izlenen çökmüş siyaseti gösterebilirim. Her iki durumda da iktidarın medyası ve sözcüleri olayların Türkiye’de geçtiği sanrısını yaratmaya çalışmışlar, çatışmaların bir tarafıyla koşulsuz özdeşlik, diğer tarafıyla da aynı nispette düşmanlık tesis etmişlerdi.

Dışarıdan içeriye tersyüz etme vakalarının şahikası, Mısır’da Müslüman Kardeşler’in Genelkurmay Başkanı General Abdülfettah El-Sisi tarafından iktidardan indirildiği 3 Temmuz 2013 darbesiydi. AKP iktidarı bu askeri müdahaleyi kendisine karşı yapılmış gibi yaşadı ve yaşattı. Bugün artık içeriği değiştirilerek “AKP selamı” haline getirilmiş olan “dört parmak”, ilk önce o dönemde Recep Tayyip Erdoğan tarafından devrik Cumhurbaşkanı Mursi ve Müslüman Kardeşler’le dayanışmanın ötesine geçen bir özdeşleşmenin işareti olarak kullanılmıştır.

“Dört parmak”, Müslüman Kardeşler taraftarlarının darbeye karşı direnmek için toplandığı Kahire’deki Rabiatül Adeviyye Meydanı’nın adındaki “rabia”nın Arapçada “dört” anlamını taşımasından hareketle, buradaki mukavemeti simgeliyordu; ardından anlam değişikliğine uğratılarak “tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet” şiarının sembolü yapıldı.

Türkiye’nin elbette kayıtsız kalamayacağı ama birincil önceliği de olmayan........

© Birikim