Uçurtmayı vuruyorlar |
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Geçtiğimiz günlerde sohbet ettiğim 20'li yaşlarında bir genç Uçurtmayı Vurmasınlar'ı duymamıştı. 80 Darbesi'nin ardından tutuklanan nice aydından biridir Feride Çiçekoğlu. Aynı isimdeki romanından Tunç Başaran'ın sinemaya taşıdığı film sadece döneminin değil sinema tarihimizin en önemli yapımlarındandır. Cezaevinde büyüyen küçük Barış, duvarların ardında kalan dünyaya, avlunun üzerinde gördüğü küçücük gökyüzünden bakar. O gökyüzünden geçen uçurtma, özgürlüğün, dışarıdaki hayatın, küçük bir çocuğun elinden bütünüyle alınamayan umudun simgesidir. Filmin adıysa bir dilek: Uçurtmayı vurmasınlar.
Aradan yıllar geçti. Bugün Gazze'de çocuklar küçük bir cezaevi avlusunda gördükleri mendil kadar gökyüzünden çok daha engin masmavi Akdeniz göğünün altında tutsak. Üstelik her gün öldürülüyorlar. UNICEF, 6 Ağustos'ta, Ekim 2025'te ilan edilen ateşkesten sonraki 300 günde Gazze'de en az 300 çocuğun öldürüldüğünü açıklamıştı. Yani ortalama her güne bir çocuk! UNICEF'in Şubat 2026 verisinde ise 7 Ekim 2023'ten itibaren bildirilen çocuk ölümleri 21 bini aşmıştı.
2011'de Gazze'de 13 bin çocuk bugün taş üstünde taş bırakılmamış kentin sahilinde buluştuklarında 12 bin 350 uçurtmayı aynı anda gökyüzüne bırakarak dünya rekorunu kırmışlardı. Ne acı ki bugün uçurtma Gazze'de savaşın sözlüğüne girmiş durumda. İsrail, Gazze'den İsrail yönüne balonlar, dronlar ve uçurtmalar gönderildiğini ileri sürerek saldırılarını yoğunlaştıracağını açıkladı. Dün düzenlenen iki hava saldırısından birinde dört yaşındaki bir çocuk öldürüldü.
İnsanoğlunun kötülüğü ve başkalarının ülkeleri üzerinde hâkimiyet kurma arzusuyla çıkarılan savaşlarla kentlerin hafızası silinirken genç kuşakların farkındalığı da siliniyor. “Kazananın” ağzından aktarılan tarihle gençlerin hafızası, kent ve kimlik bilinci de yitip gidiyor. Tabii hayatta kalırlarsa!
20 Temmuz 2015'te yaklaşık üç yüz genç Türkiye'nin dört bir yanından gelerek savaşın harabeye çevirdiği Kobanê'ye doğru yola çıktı. Çantalarında silah yoktu. Yanlarına aldıkları oyuncak, kitap ve fidanlarla çocuklara bir park ve oyun alanı yapmak, bir kütüphane kurmak........