We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sisteme yeni iktidar değil, iktidara yeni soluk

25 9 19
14.10.2021

“Köktendincilerin ya da şeriat özlemi içinde olanların, sırtlarını tarikatlara ve yeşil sermayeye dayayanların farklı ivmeler kazanarak yükselmeleri sadece şu son on-on beş yılın olayı değil elbette. Düşünsel formasyonları, siyasi geçmişleri ve yaşam biçimleri ile onların yanında yer almalarına yüzeysel bir ilk yaklaşımda ihtimal dahi verilemeyecek olanların; kimleri açık, kimileri gizli çıkar ortaklıklarıyla, emperyalizmin kolay kolay sırtı yere getirilemeyeceği öngörüsüyle Cumhuriyet tarihimize pabucu ters giydirme çabaları yıllardır ibretle izlenmekte.”

Füsun Akatlı’nın ‘Cumhuriyetin Sonu mu?’ başlıklı yazısından aldığım bu satırların yazılışı üzerinden de bir on yıl geçti. O günlerde ikinci Cumhuriyet tartışmalarını yürüten demokrasi havarilerinin “ülkemizdeki kültürsüzleşme ve değerler erozyonunu” kullanışlı bularak ‘somut durumun somut tahlili’ formülüyle ifade edilebilecek bilimsel gerçeklikten koparak adeta laboratuarlara kapanmışça insanımıza kimyasal element muamelesi uyguladıklarını ve yepyeni ama ucube bir mühendisliğe soyunduklarını anlatıyordu bu yazıda.

***

Cumhuriyetin ve tüm değerlerin içini boşaltmak geçmişi unutturulan ve gittikçe yozlaşan bir toplumu yönetmek ve yönlendirmek için çok kullanışlı ve sonuç getiren bir yöntem. Tüm dayatmalarına rağmen, uydurdukları fetvalarla kendi kültürel iktidarını yandaşlarına bile tam benimsetememiş bir iktidarın siyasi iklim kırılganlaştıkça aynı tartışmalarla gündem yaratmak dışında bir çözüm bulamayışına şaşmamalı. Ancak günün birbiriyle etkileşen koşulları ne kadar uyuşturulmuş olursa olsun toplumu etkiler. Ekonomik ve sosyal baskılar her geçen gün oy kaybı olarak yansıyor cetvellere.

***

Şimdilerde toplum mühendisleri ikiye ayrıldılar. Aynı yöntemlerle; anayasanın ilk dört maddesi üzerinden yapay tartışmalarla, ‘CHP iktidar olursa din elden gidecek’ safsatalarıyla, diyanet fetvalarıyla yüzde elliyi evde tutmaya çalışanlar ve nedamet getirenler. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Başkan vekili ve eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman “Değişmez maddeler anayasaya konmamalıdır. Milletin isteği halinde değiştirilebilir” sözleriyle tek adam rejimi uğruna değiştirilen anayasa için “yetmez........

© Birgün


Get it on Google Play