We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kültür ve turizmi anlamak

5 3 1
07.10.2021

Turizm, ekonomimiz için önemli kaynaklardan biri. Ülkemiz ise turizm adına benzersiz ve çeşitliliği olan kaynaklara sahip. Doğa, tarih, kültür, deniz, gastronomi, spor saymakla bitmeyecek ilgi alanı için kimi zaman birden fazlasını bir arada barındıran olağanüstü fırsatlar sunan ülkemizde turizm yönetiminin de pek çok alanda olduğu gibi yönetilememeye dönüştüğüne tanıklık ediyoruz. “Sürdürülebilir ekonomi” ve daha fazla turist için daha fazla tesis anlayışıyla yeni ve ultra (!) yatırımlarla özellikle de kaynak yaratacak nitelikli turiste ulaşılamıyor.


Yakın zamanda Doğan Tılıç’ın hazırladığı Turizmi Haberleştirmek kitabını okudum. Kitapta turistlerin seçeneklerin çoğalmasıyla birlikte gidecekleri yere karar verirken yalnızca sunulanların çeşitliliği ve kalitesiyle değil yaratılan imaj ve anlatılan öyküyle de hareket ettiği ve bu nedenle de medyanın ilgisini çekmenin, tanınmanın önemi vurgulanıyor. “Turizmi yalnızca tek boyutlu bir gezme/görme/keyifli boş zaman geçirme faaliyeti olarak haberleştirmek, turizm haberciliği sayılabilir miydi?” sorusu kadar “Turizm haberciliğini ‘doğruyu söylemek’ten farklı değerlendirip ‘ulusal çıkar’ adına gerçek durumdan farklı bir tablo çizmeyi gayet doğal mı görecektik? Ya da turizm haberciliğinin kentleri, kültürleri, ülkeleri, insanları birbirine tanıtmak ve aralarında köprüler kurmak olduğu bilinciyle mi gazetecilik yapacaktık?” sorusu da anlamlı. Benzer soruları turizmi yönetenler de kendilerine sormalı şüphesiz.

***

Hafta sonu bir etkinlik için Bursa’daydım. İlkeli ve nitelikli gazetecilik için bir ömür adamış sevgili halam Meral Odabaşoğlu’nun (Nayman) yetmişlerde TRT için hazırladığı Günaydın Türkiye programına konu olan güzelim Osmanlı köyü Cumalıkızık’a gidelim istedik. İlk kez kameralarla buluşarak haber olduğunda köydeki evlerin avlularında hâlâ Osmanlı döneminden kalan faytonların arabaları duruyormuş. Ben de bundan en az on yıl önce yine bir bahar günü bu şahane köyün sokaklarında hayranlıkla dolaşmıştım. O günden beri de tekrar gitme fırsatı kolluyordum.

***

Öyle üzüldüm ki anlatamam. 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine giren köyün 700 yıllık birbirinden güzel evleri benim gezdiğim zamandan daha bakımlı ve korunmuş belki ama her birinin önünde tezgâhlar yığılmış. Başınızı kaldırdığınızda güzelim bina yerine üzerinde dev boyutta vinil........

© Birgün


Get it on Google Play