We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kimliklerin gölgesi

12 8 1
29.07.2021

Muhafazakâr sağ; dincilik, milliyetçilik, cinsiyetçilikle kuşattığı topluma yeni bir rejim dayattı. Anayasa değişti, “yeni Türkiye” tanımlandı. Asırlardır sürdürülen kimlik siyasetiyle yaratılan kutuplaşma, şiddeti teşvik ediyor hatta cezasızlık politikalarıyla yasallaştırıyor. Farklılıkları reddeden, nefret kültürüyle şekillenen kimlik siyaseti büyük bir kakafoniye dönüşmüş durumda. Siyasal iktidar tanımladığı yerli ve milli kimliğin dışında hiçbir unsura yaşam alanı tanımamaya kararlı. Öyle ki yürütülen kimlik siyaseti tüm sınıfları, cinsleri, duyguları, renkleri yok sayıyor. Yaşadığımız tüm sorunların çözümünün önünde iri ve çürümüş bir hayvan leşi gibi yatıyor. Sağ iktidarların, siyasal İslâmcıların, gericilerin, yobazların, kapitalizmin en güçlü silahı olan kimlik siyaseti, değişimin önünde en büyük engel.

Tüm gerçek ve yakıcı sorunların dışında yürütülen ideolojik tartışmayla sınıf mücadelesi, yaşam mücadelesi, birey olarak var olma mücadelesi eriyor. Gündem hep suni. Türkiye de kimlik siyasetinin karşıtlığına soyunan “bütünlükçü“ anlayış; ezilen, ayrıştırılan, hakkı yenen kesimlerin hakkını aramak, savunmak yerine bunları dile getirmekten kaçınıyor. Kâğıt üzerinde süslü cümlelerden öteye gitmeyen ‘kimlik siyaseti yapmama’ tercihi, ezilenlerin sorunlarını yok saymaya dönüşüyor. Demokrasinin olmadığı bir ülkede herkesin eşit olduğunu söyleyerek tüm kimliklerden kurtulmak isteyenlere kaldıraç olan liberalizm vicdan temizliyor. Yozlaştırılmış, bilimden, sanattan koparılmış vasatların kafa karışıklığı siyaseti kirletiyor, çözümsüzlüğü düzen haline getiriyor. Filler ve çimenler döngüsünde; yaşayan tüm renkler bir bir soluyor, sonunda siliniyor. Bu suni gündem içinde sistemin egemenleri ceplerini doldurmaya devam ediyor.

Kimlikleri hedef alınanların sesi olmaktan kaçınarak çözüm üretilemeyeceği gibi dönüştürülen rejimin karşısına yeniden sahici bir demokratik düzen de koyulamaz. Kısaca eşitlik uğruna gerçekliği olmayan özgürlükler tanımlayıp, bunlara alkış tutmak gericiliğin ta kendisi aslında. Muhalefeti, itiraz edenleri, özgürlük mücadelesi verenleri, hak arayanları güçsüzleştiren işlevsiz bir demokratlığa hiç ihtiyacımız yok.

Ülke gündeminden son tartışmalara bakalım. A........

© Birgün


Get it on Google Play