menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

OHAL’siz yönetemiyor

69 0
26.06.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Geçen gün iş çıkışı İstiklal Caddesi’nde lise çağında gençlerden oluşan muazzam bir kalabalığa rastladım. Galatasaray Lisesi önünde toplanmışlar, bir müzikal etkinlik için kuyruğa giriyorlardı. Ben kuyruğu Fransız Konsolosluğu’na kadar takip edebildim. Daha da geliyorlardı. Cıvıl cıvıl, hareketli, içi içine sığmayan bir kalabalık.

Ama asıl dikkatimi çeken şey başkaydı.

Bir tek polis bile bu toplaşmaya müdahale etmedi. Bir tek polis bile görülmüyordu ortalıkta. Cadde-i Kebir’in rutininden farklı olarak, o “demirbaş zırhlı araçları, TOMA’ları, resmisiyle siviliyle, yüzlerce (kimi zaman binlerce) memurundan” eser yoktu rejimin.

Niye? Çünkü bu gençlerin toplaşma nedeni müzik ve eğlenceydi. Harika bir ortamdı. Anlaşılan çok sevdikleri bir topluluk ya da şarkıcıyı görebilmek için kim bilir nerelerden akın akın geliyorlardı. Coşku ve heyecanlarına İmrendim. Onların yaşına dönebilmek, o heyecanı tadabilmek isterdim. Yoluma devam ederken, aklımdan geçenler ise bu ülkenin başka gerçekleriydi.

O binlerce gencin sadece birkaç yüzü, hattâ ve hattâ sadece 10 – 15’i, ellerinde bir pankart ve bir megafonla rejim karşıtı, düzen karşıtı bir slogan atarak Galatasaray Meydanı’ndan Taksim’e doğru hareket etmeye başlasalar, Yunan Konsolosluğuna (300 metre) bile varamadan “fena halde sopa yiyip, derdest edilmeleri” garantiydi.

Çünkü, rejim “itiraz eden” sesler istemiyor. Tahammülü yok, aykırı bir düşünceye. Sadece gençlerin değil, memleket sathında tek bir metre kare alanda bile “muhalif” bir homurdanmaya karşı dayanılmaz bir alerjik refleks duygusuyla dopdolu, muktedir.

Eğitim sistemine itiraz eden öğrenci ve öğretmenlerin, ya da doktorun, mühendisin, avukatın, esnafın ensesine anında “coplar inip kalkıyor”.

Çalışma........

© Birgün