Bozarsa, zaten Amed bozardı…
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Herkesin üzerinde mutabık kaldığı bir gerçek vardı bu haftaya kadar.
Bu ligin, “kadro açısından da, oyun açısından da, hoca kalitesi açısından da” en iyi ekibi Beşiktaş…
Hem ligde hem de UEFA Kupası’nda aldığı sonuçlar, “ama’sız, fakat’siz, lakin’siz, ancak’sız” buna işaret ediyordu.
Buradaki tek “ama” şu olabilirdi:
Bu “fiyakayı” elbet bir gün biri bozacaktı.
Onun da, gerçekten bozmayı hak eden bir ekip olması “adaletin gereğiydi”…
Nitekim öyle oldu.
Lig’in yeni takımı Amedspor, bu ihtimali hak eden futboluyla göz doldurarak gelmişti bu haftaya kadar. Ve yaptıklarının tesadüf olmadığını da gösterdiler.
Beşiktaş karşısındaki 3-2’lik başarıda her ne kadar kendi akıllı oyun sistemlerinin etkisi varsa da, Beşiktaş’ın “Dahi İtalyan”ı Vincenzo Hoca da buna yardım etti.
Amerikalılar’ın güzel bir lâfı vardır:
“If it ain’t broke, don’t try to fix it” (Bozulmamışsa, tamir etmeye kalkışma)
Son maçlarda “artık iyice oturmuş ve tıkır tıkır çalışan” bir makinenin bazı dişlilerini değiştirerek çıktı sahaya, Vincenzo Hoca’nın Beşiktaş’ı.
Trossard sakat. Tamam… Mecburen İlhan’la oynayacaktı. Marsilya karşısında da öyle yaptı zaten. Ama stoperde Emirhan’ı niye kesersin?
Poku geçen maç sakatlanan Czerny’nin yerine girince gol attı. Tamam… Ama Czerny belli ki........
