Memleketin aydını, yurtseveri, devrimcisi bitmez |
SOL Parti'nin İstanbul Küçükçekmece'de astığı pankart; gerici müdahale, ardından başlayan kışkırtma ve sonrasında yaşanan gözaltı ile ev hapsi süreci, AKP rejiminin Türkiye için belirlediği istikameti göstermesi açısından oldukça öğretici yanlar taşıyor.
Türkiye; devrimci, demokratik ve laik bir cumhuriyet talebinin gözaltı ve davalarla sonuçlandığı bir ülke haline geldi. O yüzden hafta ortasından bu yana yaşananlar, sıradan bir durum olarak değerlendirilemez. SOL Partililere, savcılık talimatıyla “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçu işlendiği gerekçesiyle mahkeme tarafından ev hapsi cezası verildi. Çok açık ki bu, yukarıdan gelen talimatla alınan bir karar.
Belli ki bu talimatı verenlerin asıl dertleri; ülkedeki her kurumun, her kanunun ve gündelik hayatın tüm detaylarının İslami kurallara göre şekillenmesi. Küçük bir azınlık, iktidarı da arkasına alarak “Şeriat istemiyoruz, laik bir ülke kuracağız” demeyi suç haline getirmek istiyor. Anadolu'nun binlerce yıllık birikimini ve Cumhuriyet değerlerini yok sayıp kendi ideolojilerini dayatmaya kalkıyorlar.
Saray Danışmanı Oktay Saral, provokatör tarikat üyesi kuryeyi “memleketin sahibini gösterdin” diye selamlamış; iktidarın beslediği tarikat ve cemaatlere “memleketin sahibi” payesini vermiş. Bu kadar kolay yani! Afganistan gibi toplumu kastlara ayırma, kız çocuklarına eğitimi yasaklama ve makyajı suç sayma sırasını bekliyorlar.
Şeriata karşı çıkıp demokratik ve laik cumhuriyet talebinde bulunmak, iktidar için o kadar tehlikeli ki bir şafak operasyonu yapmadıkları kaldı. İş, evinde bulamadıkları SOL Partililerin ailelerini karakola götürüp fiili sorguya almaya........