menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Parasal aktarım mekanizmasındaki sınıfsal kopuş

23 1
23.01.2026

Dün Merkez Bankasının, politika faizini 100 baz puan düşürerek yüzde 37’ye indirmesi, ekonomi gündeminin göbeğine oturdu. Piyasacı bakış açısıyla konuşanlar, bu kararı beklenti yönetimi, kur geçişkenliği, risk iştahı veya finansal koşullardaki gevşeme gibi kavramların güvenli mesafesinden değerlendirmeyi tercih ediyor. Açıklama metnindeki her sözcüğü, CDS primleri, swap kanalları veya tahvil getiri eğrileri üzerinden yorumlayarak adeta bir kutsal metin tefsiri yapıyorlar. Ancak ekranlarda kurulan cümleler, hayat pahalılığı ve nakit akışı kriziyle boğuşan geniş kitlelerin gündelik hayatına temas etmekten maalesef çok uzak.

Bugün Türkiye’de para politikasının etkinliğini ve toplumsal maliyetini ölçebileceğimiz asıl mecra, bankalar arası piyasanın gecelik fonlama maliyeti değil; vatandaşın bilfiil karşılaştığı ve yaşamını idame ettirebilmek için katlandığı borçlanma maliyetidir. Politika faizi ile vatandaşın maruz kaldığı kredi faizleri arasındaki makas açıldıkça, merkez bankacıların sevdiği "parasal aktarım mekanizması" işlevini yitirmekte; zincir, en zayıf halkası olan vatandaş nezdinde kopmaktadır. Kâğıt üzerinde indirilen faiz, reel ekonominin tabanında bir rahatlama olarak değil; çoğu zaman bankacılık sektörü lehine işleyen bir gelir transferi aracı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Faiz kararının ardından yapılan yorumların finansal piyasa göstergeleri etrafında dönmesiyle, ekonomi, sanki sadece fon yöneticilerinin ekranlarında akan verilerden ibaretmiş gibi bir algı yaratılmaktadır. Oysa vatandaşın zihnindeki soru çok daha yakıcı ve basittir: " benim borçlanma maliyetim ne oldu?"

Bu sorunun yanıtı, gelir dağılımı adaletsizliğini ifşa eder: Politika faizi yüzde 37 iken, vatandaşın borçlanma maliyeti bunun üç katına yakın. Bu durum, para politikasının kamusal niteliğini yitirdiğini, bankacılık sisteminin kâr maksimizasyonu güdüsüyle şekillenen bir fiyatlama davranışına teslim olduğunu gösterir.

Dar gelirli kesimlerin kredi kullanması keyfi bir........

© Birgün