İtaat ve ihtiyaç kıskacında
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Malum, gündem yoğun.
Siyasette yaşanan gelişmeleri izliyoruz: mahkeme kararları, siyasi operasyonlar, yeni hamleler, yeni senaryolar… Ülkenin geleceğini ilgilendiren bu başlıkların konuşulması elbette doğal. Bir yandan da Dünya Kupası heyecanı sürüyor. Messi sahneye çıktı, maçların kaderini değiştirdi. Milyonları ekran başına toplayan bu coşku da son derece anlaşılır.
Bütün bunlar konuşulurken bu ülkenin çalışanı ne durumda? Emekli nasıl yaşıyor? Mutfakta ne oluyor?
Ekranlarda uzun uzun tartışılmadı. Sosyal medyada gündem olmadı. Ama milyonlarca insanın hayatını doğrudan etkileyen asgari ücrete yılın ikinci yarısında artış yapılmadı.
Yaklaşık sekiz milyon asgari ücretli ve onun çevresinde gelir elde eden milyonlarca çalışan, yılsonuna kadar 28 bin lirayla ay sonunu getirme mücadelesiyle baş başa bırakıldı. Bugün açlık sınırı 35 bin liranın üzerinde. Ve bu tabloyu normal karşılamamız bekleniyor.
Aynı durum emekliler için de geçerli.
Geçen hafta emekli aylıklarındaki artış büyük bir müjde gibi sunuldu; yüzde 17’lik zamdan söz edildi. Ne var ki milyonlarca emeklinin aldığı aylık zaten öylesine düşük ki, bu artış günlük yaşamda hissedilecek bir sonuç üretmiyor. En düşük emekli aylığında anlamlı bir iyileştirme beklentisi de boşa çıktı. Meclis’ten geçen düzenlemede tercih edilen yöntem yine aynı oldu: Yüzde 17.
Ama sorun yalnızca oranın düşüklüğü........
