menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Asgari hayatlar

29 1
latest

Türkiye’de son yıllarda dilimize pelesenk olan bazı kelimeler var: Asgari, en düşük, minimum… Bu kelimeler artık sadece istatistiksel verilerin veya ekonomik raporların birer parçası değil; sokağın, mutfağın, hayallerin ve hatta umutsuzluğun ortak paydası haline geldi. Dil, gerçeğin aynasıdır; eğer bir toplumda en çok telaffuz edilen kelimeler "en alt sınırı" işaret ediyorsa, o toplumun yaşam standardı değil, düpedüz "hayatta kalma becerisi" konuşuluyor demektir.

Eskiden "asgari ücret", iş hayatına yeni atılan gençlerin veya vasıfsız iş gücünün aldığı, toplumun genelini kapsamayan bir başlangıç çizgisi idi. Bugün ise asgari ücret, Türkiye’de ortalama ücret haline gelmiş durumda. Toplumun devasa bir kesimi, iktidarın belirlediği o en alt sınırın içinde nefes almaya çalışıyor.

Bu durum sadece bir gelir meselesi değildir. Bir toplumun yüzde 50’den fazlası asgari ücret ve komşu olan rakamlarla geçiniyorsa, o toplumda "asgari hayaller", "asgari beslenme" ve "asgari kültürel faaliyet" dönemi başlamış demektir. İnsanlar artık en iyisini nasıl alacaklarını değil, asgari olanı nasıl sürdüreceklerini dert ediyorlar. Kelime anlamı itibarıyla “en az, en düşük seviye” demek olan asgari, hayatın tabanı olmaktan çıkıp tavanına dönüşüyor. Tabanın tavanla yer değiştirdiği yerde, umut da ölçek değiştirir:........

© Birgün