Gelecek olsun!

Yazının başlığı önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer’in kendi deyimiyle Cezaevi Günlükleri yapıtının adıdır (Kırmızı Kedi, 2026, 239 s.).

Tunç Soyer, 2009-19 yıllarında Seferihisar, 2019-2024 döneminde de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanıydı ve başarılıydı. Ancak, Mart 2019 Yerel Seçimlerinde aday gösterilmedi; 1 Temmuz 2025’de gözaltına alındı; 4 Temmuz’da tutuklandı. O tarihten sonra 23 Şubat 2026’ya kadar yaşadıklarını, duygu ve düşünceleriyle harmanlayarak içtenlikle kâğıda döküyor.

BİLİNCİN YÜKSEĞİ

Cezaevinden yazdıklarının da kanıtladığı gibi, Soyer, erdem ile bilincin sevgi ile temellenen bileşimidir.

Kızı ve avukatı Defne, Önsöz’de babasını Seferihisar’da geliştirip uluslararası düzleme taşıdığı bir kavramla, o bir “sakin güçtür” diye niteliyor.

Suçlanmasına gelince; bilindiği gibi kapitalizm, üretim araçlarının özel mülkiyeti ile ücretli emeğin ya da işçinin üretim de elbette kâr için bir araya gelmesidir. Kooperatifçilikte bu ikili ya da emek ve sermaye birleşir, böylelikle sömürü kalmaz. Kooperatifçiliğe ayrı bir önem veren solcu Soyer, Büyükşehir Belediye Başkanı olarak “kentsel dönüşümde kooperatifçilik” yaklaşımını desteklediği için “hiçbir delil olmadan, suçun hiçbir unsuru oluşmadan haksızca, hapiste” tutuluyor.

Günlükler, annesi Güneş’in kendisine ulaşmayan, anne yüreğini yansıtan mektubu ile başlıyor. Defne, yapıtı, Önsöz’de tam bir ustalıkla “bir sosyal proje fikrinin, bir hayalin, iyileştirme çabasının, memleket sevdasının nasıl bir cezaya dönüştürüldüğünü yaşayarak yazılmış satırlar” olarak tanımlıyor. Eşsiz bir kooperatifçi de olan eşi Neptün, kızları Defne ve Duygu yaptıklarıyla, dost ve tanıdıkları, özellikle de “çocuklar” yazdıklarıyla bu üretimi besliyor.

Bu toplumun kültür tarihi, Pir........

© Birgün