We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Clint, ben ve şişenin dibi

7 5 8
20.09.2021

“Şişeyi asla tamamen boşaltma!” diye bir söz var, ne tür olaylar yaşanırsa yaşansın, insanlar ya da kurumlarla ilişkileri tamamen kesmemek gerektiği konusunda bir öğüt. Şişeyi dibine kadar boşaltmak, hatta bazen kırmak gibi feci bir özelliğim olduğu için bu sözü sık sık anımsarım. Şöyle örnekleyeyim: Ermeni Soykırımı ile ilgili bir belgesel filmin festivalde gösterimini, faşistlerin tepkilerinden korkup iptal ettikleri ve ardından bu konuda türlü yalanlar uydurdukları için Belgesel Sinemacılar Birliği şişesini tamamen boşalttım mesela. Ama bunu yaparken, şişeyi yeniden doldurmanın olanaklarını da aradım.

Bunun için tek isteğim, BSB’nin filmin yönetmeninden ve yanıltılan seyircilerden özür dilemesiydi. Ne yazık ki ‘Yeni Türkiye’ye uyum sağlayan BSB yönetimi sanki bu olay hiç yaşanmamış gibi davranmayı tercih etti. O gün bu gündür, ne BSB ile işim oluyor ne de bu kararı verenlerle görüşüyorum. Zaman geçtikçe, şişeyi yeniden doldurma olanakları da tükeniyor tabii. Sonra bir bakıyorsunuz, şişe kırılmış...

Bir başka örnek, 12 Eylül 2010 referandumu sırasında ‘evet’ çıkması için yoğun propaganda çalışmaları yapan TRT’nin, ‘hayır’cılardan biri olarak benimle yaptıkları röportajı orasından burasından kesip programdaki ‘evetçi’ konuğun konuşması için malzeme olarak kullanmalarıydı. Şişenin dibinde bir damla bile kalmadı, o gün bu gündür TRT’den gelen hiçbir teklifi kabul etmiyorum. Şişeyi yeniden doldurmak mümkün tabii: TRT iktidar borazanı olmaktan çıkıp ehil ellerde BBC örneğindeki gibi bir kamu yayıncılığına başlarsa…

Çocukluğumdan beri izlediğim, belki de tüm ideolojik yanlışlarına rağmen sırf bu çocukluk hatıralarından dolayı izlemeyi sürdürdüğüm Clint Eastwood şişesi de, başkanlık yarışında Donald Trump’a oy vereceğini söyleyince boşalmıştı.

Aslında çok şaşılacak........

© Birgün


Get it on Google Play