menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yaptırımlar ya da başka yollarla savaş

32 0
19.03.2026

Siyasi söylemde insan hayatını koruduğu iddia edilen ve devletleri disipline etmeye yönelik bir araç olan ekonomik yaptırımlar, genellikle savaşın insani bir alternatifi olarak sunulur. Uluslararası toplumun bombalara, işgallere ya da kara birliklerine başvurmadan baskı kurmasının bir yolu olarak anlatılır. Ancak, bu tezin ahlaki netliği, bu önlemlerin toplumlar üzerinde yarattığı uzun vadeli sonuçlar incelendiğinde çok daha az ikna edici ve son derece sorunlu hale gelir. Geleneksel savaşlarda şiddet anlık, görünür ve doğrudan yaşanırken; yaptırımlar, bir hastalığın vücuda yayılması gibi, ekonominin her katmanına, kurumlara ve günlük yaşama nüfuz eder. Yaptırımların ağırlığı altında ekonomi çöker, temel kamu hizmetleri bozulur; hastaneler, hayat kurtaran ilaçları ve hayati tıbbi ekipmanları temin etmek için çaresizce mücadele eder. Gerçekte, baskı altında olan sadece hükümetler değil; yaşam koşulları giderek kötüleşen ve çoğu zaman yoksulluğa ve çaresizliğe sürüklenen bütün halklardır.

ÖLÜMCÜL İNSANİ MALİYET

Yaptırımlar, devletlerin en etkili zorlama araçlarındandır, ancak insani bedeli çoğu zaman ağır ve ölümcüldür. The Lancet Global Health dergisinde yayınlanan ve Ekonomi ve Politika Araştırmaları Merkezi tarafından yürütülen bir araştırmaya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği (AB) tarafından uygulanan yaptırımların, 1971-2021 yılları arasında 38 milyon kişinin ölümüne katkıda bulunduğu hesaplamıştır. Tek taraflı yaptırımlar ölüm oranlarını artırırken, BM yaptırımlarında böyle bir ilişki yoktur. Araştırmacılar, BM’nin kararlarının daha fazla kamu denetimine tabi olmasının bu farkı oluşturduğunu belirtmişlerdir.

BUNA DEĞDİ Mİ?

1990’larda Irak’a uygulanan yaptırımların çocuk ölümlerine etkisiyle ilgili BM verileri, ambargo nedeniyle yaklaşık yarım milyon çocuğun hayatını kaybettiğini gösteriyordu. Bu trajediyle ilgili, gazeteci Lesley Stahl, 60 Minutes programında o dönemde ABD’nin BM Büyükelçisi olan Madeleine Albright’ı, ABD’nin Irak halkı üzerinde uyguladığı sıkı yaptırımların yıkıcı etkisi hakkında sorguladığında, "Yarım milyon çocuğun öldüğünü duyduk. Demek istediğim, bu Hiroşima’da ölen çocuk sayısından daha fazla. Buna değdi mi?" diye sordu.

Albright’ın, "Bedelin, bizim düşüncemize göre, buna değdiğini düşünüyoruz" dediği ürpertici itirafı, sivil acıların siyasi hedefler için kabul edilebilir bir maliyet olarak görüldüğü, yaptırım yanlılarınca........

© Birgün