Desmond Morris ve Çıplak Maymun’un ardından
İngiliz zoolog, etolog, televizyon programı yapımcısı/sunucusu, sürrealist ressam ve popüler bilim yazarı Desmond Morris, 19 Nisan’da 98 yaşında İrlanda’da hayata gözlerini yumdu. İnsan davranışını evrimsel ve hayvan davranışları perspektifinden ele aldığı, büyük etki yaratan kitabı The Naked Ape / Çıplak Maymun’u (1967) hatırlayanlarınız, okuyanlarınız mutlaka vardır. Kitap, Türkiye’de özellikle 1970’lerde çok hızlı yayılan ve geniş bir okur kitlesine ulaşan popüler bilim kitaplarından biri olmuştu. Benim Sander Yayınları’nca basılan ilk baskısını keşfetmem, Ankara’da üniversitenin ilk yılına rastlar. Sonraki yıllarda Morris’in hayvan ve insanın sosyal ve cinsel davranışlarını biyolojik ve evrimsel açılardan incelediği kitaplarını, çoğunlukla yurt dışında, ikinci el kitap standlarından edindim. Morris’in televizyon programlarına ise artık internet üzerinden ulaşmak mümkün.
ÇIPLAK MAYMUN VE SEZGİSEL AÇIKLAMALAR
Toplam 51 kitaba imza atan Morris, Çıplak Maymun kitabında insan davranışını biyolojik bir bakış açısıyla ele alıyor. Her ne kadar insanların evrimsel güçler tarafından şekillendirildiği görüşü hala geçerli olsa da bu fikre yaklaşım biçimi, modern evrimsel psikoloji kapsamında bugün önemli ölçüde değişmiş durumda. Morris’in açıklamalarını büyük ölçüde sezgisel girişimler olarak adlandırmak, öyküye dayalı açıklamalardan test edilebilir bilimsel araştırmalara doğru yaşadığımız dönüşüm gerçeği ışığında hatalı olmayacaktır.
Çıplak Maymun’da Morris, genellikle makul ancak büyük ölçüde spekülatif davranış açıklamalarında bulundu; bu hikayeler sezgisel olarak mantıklı gelse de sistematik olarak test edilmemişti. Bir diğer önemli ayrıntı ise bugün insan doğasına ilişkin evrensel ve herkese uyan tek bir bakıştan uzaklaşılmış olduğu gerçeğidir. Morris insanları ortak bir evrimsel geçmişe dayanan ortak davranış kalıplarına sahip, nispeten tekdüze bir tür olarak sunmuştu. Oysa günümüzde çeşitlilik çok daha fazla kabul görmektedir. İnsan davranışının artık büyük ölçüde bağlama bağlı olduğu ve yalnızca evrimsel yatkınlıklar tarafından değil, aynı zamanda kültürel, çevresel ve sosyal faktörler tarafından da şekillendirildiğini biliyoruz. Bugün, artık sabit içgüdüler yerine farklı koşullara uyum sağlayan esnek stratejiler üzerinde durulmaktadır.
Biyoloji ile kültür arasındaki ilişkinin yeniden dengelenmesi de aynı derecede önemli. Çıplak Maymun kitabında biyoloji, birincil açıklama çerçevesi olarak baskın bir rol oynarken kültür ikincil bir rol üstlenmektedir. Oysa günümüzde, biyoloji ile kültür giderek daha fazla iç içe geçmiş olarak görülmekte, kültürel uygulamaların biyolojik eğilimlerin üzerine sadece bir katman olarak eklenmeyip, bunları aktif olarak şekillendirdiği, pekiştirdiği ve bazen yönünü değiştirdiği kabul edilmektedir. Bu etkileşim, özellikle insan toplumlarının zaman içinde nasıl evrimleştiğini anlamak açısından, araştırmaların odak noktası haline gelmiş durumda. Morris’in çalışmaları büyük ölçüde gözlemsel ve yorumlayıcı nitelikteyken; günümüz araştırmaları deneysel psikoloji, nörobilim ve antropoloji gibi çok çeşitli disiplinlerden yararlanmaktadır. Büyük veri setlerinin kullanımı, kontrollü deneyler ve kültürler arası karşılaştırmalar, önceki çalışmalarda büyük ölçüde eksik olan bir titizlik düzeyi getirmiştir.
FEMİNİST ELEŞTİRİLER
Çıplak Maymun kitabı, özellikle feminist ve sosyal bilim perspektiflerinden gelen ciddi eleştirilere maruz kaldı. Erkeklerin doğuştan risk almayı seven, kadınların ise doğuştan şefkatli varlıklar olarak tasvir edilmesi gibi cinsiyet rollerine ilişkin Morris’in birçok iddiası, günümüzde nesnel biyolojik gerçeklerden ziyade, 1960’ların toplumsal normlarının bir yansıması olarak görülmektedir. Eleştirmenler ayrıca, kitabın insan davranışını şekillendirmede iktidar yapılarının, kurumların ve tarihsel bağlamın rolünü göz ardı etme eğiliminde olduğunu, bunun yerine karmaşık gerçekleri aşırı derecede basitleştirebilen biyolojik açıklamalara odaklandığını belirtmişlerdir.
Çıplak Maymun’a yönelik feminist eleştiriler, toplumsal cinsiyet rolleriyle ilgili spesifik iddiaların ötesine geçerek, bilginin kim tarafından üretildiği ve bilimde otoritenin nasıl inşa edildiği gibi daha derin bir soruna uzanmaktadır. Desmond Morris, insan davranışına dair kitabını yazarken, ezici çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğu, Batılı ve 20. yüzyıl ortalarının normlarıyla şekillenmiş bir bilimsel ve kültürel ortamdan hareketle çalışmıştır. Feminist akademisyenlerin vurguladıkları nokta, bu bakış açısının farklı bir görüş olarak değil, sanki tarafsız, nesnel ve evrensel olarak geçerliymiş gibi sunulmuş olmasıydı.
Bununla birlikte, feminist akademisyenler Morris’i doğrudan hedefe oturtmadılar; eleştirilerini Morris’in iddialarının içeriğine değil, bunların ortaya çıktığı koşullara yönelttiler. Bilimin toplumdan kopuk bir şekilde yaratılmadığını; aksine, onu icra edenleri çevreleyen varsayımlar, deneyimler ve iktidar yapıları tarafından şekillendirildiğini savundular. Bu bakış açısı, tarafsız bir bakış açısı benimsemek yerine, kimin deneyimlerinin genelleştirildiğini ve kimin dışlandığını sorgulamaya başladı.
MORRİS’İN MİRASI
Bunları yazdım ama kuşkusuz bunlar, kitabı ilk okuduğumda yansıyan şeylerle aynı değil. O günün duygusu, yeni bir şeyler keşfetmenin ötesine, hele eleştirel bir bakışa hiç geçmemişti. Morris’i daha sonra başka bir gözle yeniden okudum. Ama bu eleştiriler nedeniyle Morris’in çalışmalarının etkisini küçümsemenin de haksızlık olduğuna inanıyorum. Morris’in çalışmaları, insan davranışının doğanın bir parçası olarak incelenebileceği fikrinin yaygınlaşmasına katkıda bulunmuş ve daha sonraki daha titiz araştırmaların önünü açmıştır. Ancak onun değerli mirasından günümüze kalan, sunduğu belirli açıklamalar değil, daha çok ortaya attığı genel sorudur: Evrimsel geçmişimiz bizi ne ölçüde şekillendiriyor?
Bu anlamda, Çıplak Maymun kesin bir açıklama olmaktan çok, benim için kavramsal bir başlangıç noktasıdır. Kitabın o zamandan beri çok daha incelikli, kanıta dayalı ve biyoloji, kültür ve bağlam arasındaki etkileşime daha duyarlı hale gelen bir düşünce akımını başlatması bile, Çıplak Maymun’u en etkili kurgu dışı kitapların üst sıralarına yerleştirmeye yeter.
