Büyük madenci grevi ve yürüyüşünün 35. yılında- 3 Bir kentin ayağa kalkışı: Zonguldak’tan Ankara’ya

Kasım 1990’da başlayan büyük Zonguldak madenci grevi boyunca, Ankara’dan işçilerin sesine bir karşılık gelmeyince bu kez işçiler otobüslere binip Ankara’ya gitmeye karar verir. Ancak bu kararın duyulmasıyla birlikte kente araç girişleri yasaklanır. Can (Kartoğlu) o günleri şöyle anlatır: Bu duyulup da şehre araçların girişi yasaklanınca ‘Madem ayaklarımız var. Biz de yürürüz o zaman!’ diyerek Zonguldak’tan başlarlar Ankara’ya yürümeye… ‘Ayaklarımız var’ dediklerine bakmayın. Koltuk değnekleriyle bir ayağı olmayan işçiler bile yürür… Tarih, 4 Ocak 1991’dir.”

“Maden-İş’in önündeki o hafif yokuşlu dar sokak işçilerle dolup taşar. Sendikanın camına çıktığında işçilere ‘Canlarım!’ diye seslenen Şemsi Denizer’i görür görmez işçilerin de ‘Silkele başkan, düşüyorlar!’ demelerine bakmayın… Yürüyüşün lideri sendika başkanı değil, işçinin ta kendisidir… Kendiliğinden yürürler… Yürüyen sanki 100 bin kişi değil, bir şehirdir, dünyanın yollarda gördüğü en güzel kalabalıktır. Bi’ tek maden işçileri değil; eş, dost, kardeş, komşu, ailecek, çoluk çocuk, bütün mahalle; eline battaniyeyi alan bütün şehir ‘Gemileri yaktık, geri dönüş yok!’ diye diye yürür. Kadınlar, erkeklerin yanında değil, önündedir…”

Bir kara, iki kara, üç kara, geliyoruz Ankara!”

FOTOĞRAFIN TANIKLIĞI

Cumhuriyet gazetesi muhabiri Birol Üzmez, grevi ve yürüyüşü Şükran Ketenci ile birlikte izlemektedir. Her gün, gazetenin ertesi günkü baskısına yetişmesi için filmleri saat 17’de kalkan Güven Turizm otobüsüne verir. Ankara yürüyüşü başladığında Birol’un fotoğrafı bir kentin direnişini, dayanışmasını ve kadınların öncülüğünü hafızalara kazır.

Bugünden bakıldığında, cep telefonlarının ve sosyal medyanın henüz hayatımızda olmadığı bir dönemde Zonguldak grevi ve Ankara yürüyüşünün nasıl bu denli örgütlü ve disiplinli biçimde gerçekleştirilebildiği haklı bir merak konusudur. Grev Havza Komite Sekreteri Ahmet Öztürk, grevin başarısını ve disiplinini iki temel güce bağlar: Genel Başkan Şemsi Denizer’in karizmatik kişiliği ve grev komiteleri. “Her akşam yüzlerce insanla toplantı yapılıyor, yürüyüş güzergahından atılacak slogana, taşınacak dövizden........

© Birgün