Nuremberg dersleri

Nuremberg yargılamaları hakkında en ünlü film olan Judgment at Nuremberg/Nüremberg Duruşması (1961), Nuremberg’de Zeppelin Alanı’nda bulunan tribünün tepesindeki gamalı haçın patlama görüntüsüyle başlar. Bu, Hollywood tarzı bir ‘Amerikan vaadi’dir: Nuremberg’de bulunan o sembolün temsil ettiği kötülük, hem bu filmde hem de başını ABD’nin çektiği bir hukuk sürecinde yok edilecek!

Yakalanabilen yüksek rütbeli Nazilerin yargılandığı Nuremberg Mahkemesi, 2. Dünya Savaşı bittikten hemen sonra kuruldu. Mahkemenin bu kentte yapılmasının sembolik anlamı büyüktü: Nuremberg (Almanların deyişiyle ‘Nürnberg’), hem ‘ari ırktan olanlar ve olmayanlar’a dair ırkçı Nuremberg Yasaları’nın hukuk kitaplarına geçtiği, hem de Hitler’in en büyük Nazi mitinglerinden altısını düzenlemek için seçtiği yerdi.

Hazırlıklar aylarca sürdü. Bir yandan adliye binası restore edilirken bir yandan da soruşturmalar yapıldı, bilgi ve belgeler derlendi. 1945-’49 arasında yapılan farklı davalarda, toplam 99 kişi yargılanarak cezalandırıldı. Judgment at Nuremberg’de anlatılan, Hitler döneminde Alman hukuk kurumlarının başında bulunan, hiç itiraz etmeden faşist yasaları uygulayan hakim ve savcıların yargılandığı 1948 duruşmalarıdır.

∗∗∗

Filmin rahatsız edici yönlerinden biri, Maximilian Schell’in büyük bir tutkuyla canlandırdığı Avukat Rolfe karakterinin müvekkillerini savunurken ürettiği söylem tarzıdır: Bu insanlar sadece yapmaları gerekeni yaptılar, yasaları uyguladılar!

Rolfe bu söylemi öyle aşırı noktalara taşır ki, Yahudi, komünist veya zihinsel engelli oldukları için ölümle, hapisle, kısırlaştırmayla cezalandırılan insanları gerçekten suçlu gibi........

© Birgün