Kelebeğin diyalektiği

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Geçen hafta gösterime giren Pressure/Fırtınadan Önce, yarattığı gerilim ve içerdiği politik yananlamlarıyla epey doyurucu bir seyir zevki sunuyor.

Film 2 Haziran 1944'te, yani Normandiya Çıkarması'ndan dört gün önce başlıyor. Churchill'in en güvendiği meteoroloji uzmanı Yüzbaşı Stagg, o sırada 5 Haziran günü yapılması planlanan çıkarmayla ilgili kararları etkileyebilecek hava olaylarını saptayıp komutanlara bildirme göreviyle, sonradan ABD başkanı olacak General Eisenhower'ın yönetimindeki müttefik ordu karargahına geliyor. Stagg, suratı sirke satan, insanlarla iletişim kurmak gibi bir derdi olmayan, ama işine aşırı ciddiyetle bağlı bir meteoroloji mühendisi.

Eisenhower'ın Afrika'da ve başka yerlerde birlikte çalıştığı meteorolog Albay Crick, bölgedeki hava olaylarının tarihini araştırdığını, özellikle 1905 ve 1926'nın Haziran aylarında aynı hava koşullarının kaydedildiğini, buna göre 5 Haziran 1944 günü havanın güllük gülistanlık olacağını belirtiyor. Stagg buna karşı çıkıyor; aynı hava koşullarının farklı sonuçlara yol açtığı diğer tarihlerden söz ediyor ve gelen raporlara dayanarak 5 Haziran 1944'te bölgede bir fırtına çıkacağını belirtiyor.

Öyle gerilimli bir atmosfer beliriyor ki, eğer 5 Haziran'da çıkarma yapamazlarsa Nazilerin dünyayı ele geçireceğine inanan general ve amiral topluluğu, Stagg'i neredeyse ihanetle suçlayarak üstünde baskı kurmaya, “Tamam, hava güneşli olacak!” şeklinde rapor vermesini sağlamaya çalışıyorlar. Filme adını veren sözcük de (pressure) işte burada ortaya çıkıyor: Stagg'in karısının o günlerde bombardıman altında doğum yapıyor oluşuyla generallerin ısrarından doğan baskı, meteoroloji terimi olan 'basınç'la birleşiyor.

Normandiya........

© Birgün