We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

“Etkisiz hale getirmek”!

13 2 1
30.03.2022

Sanırım hiçbirimiz, öldürme eyleminin daha hafifletilmiş hali olarak bu ifadeye artık yabancı değiliz. Çünkü medyada en fazla duyduğumuz ve dinlediğimiz ifadelerden biri budur. Son altı ayda, son bir yılda, son beş yılda etkisiz hale getirilenlerin sayıları artık bir tür muhasebe mevzusu olarak düzenli resmi açıklamaların konusu haline gelmiş bulunuyor. Hatta sıradan ve adeta olağan haberler ve olaylar olarak algılanıyor.


Çocukluğumda Mahir Çayan ve arkadaşlarının öldürülme haberlerini radyodan, dehşet içinde dinlediğimi hatırlarım. Benim çocuk dünyamda o haber korku ve üzüntünün karıştığı bir büyük dehşetti. İlk gençlik yıllarımda devrim şehitleri etkinliklerine katıldığımı hatırlarım. Politik gazetelerde onlar için çıkan yazılar, fotoğraflar ve afişlerin olduğu bu etkinliklerin sayısı fazla değildi. Çünkü bir şekilde devrim şehidi olarak kabul edilenlerin sayısı da fazla değildi. Bu nedenle onların ölüm yıldönümlerini bilmek, anmak mümkündü. Zamanla kuytu köşelerde katledilenlerin sayısı çok arttı. Artık giderek her biri için ayrı bir anma töreni yapmak imkânsız halde geldi. Buna bulunan çarelerden birisi öldürülen her bir devrimci için ayrı bir anma merasimi yapmak yerine toplu olarak ‘devrim şehitleri haftası’ ilan etmek idi. Sonra bu da yetersiz gelmeye başladı.

Şu ya da bu politik nedenlerle sistemle mücadele ettiği için, sistemin hedefi haline gelmiş ve bu nedenle hayatına son verilmiş sol/sosyalist geleneğin........

© Birgün


Get it on Google Play