We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Milli maç arası

6 5 1
07.10.2021

Bu hafta milli maçlar yüzünden ara olunca yazılara da ara vardır diye dün hiç yazmaya kalkmadım. Haliyle editör tayfası (saygıyla anıyorum) “Arkadaşım sen futbolcu musun? Süper Lig misin sen? Sen hayırdır?” deyince oturup yazmak zorunda kaldım. Bir günlük gecikme bundan yani. Gerçi tam günüm de belli değil ama ola ki aranızda “Bu keltoş neden yazmadı yav?” diye düşünenleriniz varsa diye baştan söylüyorum: TAMAMEN BENİM HATAM!


Geçen hafta Avrupa maçlarında deplasmana giden takımlarımızın oynadığı rakiplerin tribünleri konuşuldu hep. “Avrupa’da böyle bir şey yok!” diye diye Hıncal Uluç ve türevleri ülkemiz tribünlerini ve tribün kültürünü öldürdüler. Şimdilerde Avrupa tribünlerine bakıp iç geçiriyoruz. Ben ilk 1. FC Union Berlin maçına gittiğimde çok şaşırmıştım. Maraton diye tabir ettiğimiz (Duruma göre Kapalı dediğimiz.) tribünlerde koltuk yok ve herkes ayaktaydı. (Stadyum içinde bira satılıyor olmasını zaten geçiyorum.) “Herhalde bunlar Bundesliga 2’de ya ondan öyle” dedim. Bundesliga’ya yükseldiler hâlâ öyle. Almanya Avrupa değil mi? “Oturarak maç izleyelim!” saçma fantezisi yüzünden tüm tribünler koltuklu oldu. Taraftar şimdi koltuk üstünde zıplıyor. Galatasaray’ın yeni Ali Sami Yen’deki ilk maçında kale arkası tribünlerdeki açılır kapanır koltukların hepsi kırılınca eski usül dandik koltuklar kondu oralara. “Meşale yakmayalım! Stadyumda meşale yakanı katıksız hapse atalım! Avrupa’da bunlar bitti artık!” dediler. Her hafta Avrupa liglerinde yapılan maçlara bakıp “Negzel tribün yaa” diye meşale şov izliyoruz.

........

© Birgün


Get it on Google Play