Göçerek çölleşiyoruz |
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Kurtuluş, kent sosyolojisi ve göç alanındaki çalışmaları ile tanınan ve bu alanda görüşlerine başvurduğumuz bir isim.
İstanbul’da barınma sorununa ilişkin 4 yıl önce bir röportaj yapmıştık, tersine bir göç yaşandığını söylemişti. TÜİK’İn son verilerine göre 2023-2025 yılları arasında İstanbul’dan 1 milyon kişi göç etti. Kent en çok göç veren şehir oldu. Yüksek kiralar ve geçim sıkıntısının göçü hızlandırdığı düşünülüyor.
Neler oluyor, bizi neler bekliyor Prof. Kurtuluş’a sordum.
EDİRNE, KIRKLARELİ, BALIKESİR’E GÖÇ VAR
İstanbul nasıl oldu da en çok göç veren kent oldu? Nereye gidiyor kent halkı?
İstanbul hala emek pazarı açısından en büyük şehir. Şöyle diyebiliriz bir taraftan insanlar giriyor diğer taraftan çıkıyor. 50’li 60’lı yıllarda göç edenler burada kaldı, çocukları eğitimle yoksulluktan orta sınıfa geçtiler, kentlileşme süreçleri tamamlandı. Şimdi onların torunları buradan tersine doğru hareket ediyor. Bir grup bunlar.
Ama daha kalabalık grup yeni gelip tutunamayanlar. İç ya da dış göç. Geliyor yabancı ise tutunamıyor Avrupa’ya gitmeye çalışıyor. İç göçle gelip tutunamayanlar iş bulabildikleri bir başka şehre gidiyor. Bursa’ya, İzmir’e, Mersin’e. Çok mobilize. Geçmişte bir yere gelinir ve orada kalınırdı. En fazla emekli olunca memlekete daha çok gidilirdi. Yeni göç hareketinde emek mobilizasyonu diyebileceğimiz bir göç hareketi var.
TEKSTİL MISIR’A GİTTİ İŞÇİ ŞEHİR ŞEHİR İŞ PEŞİNDE
Ne iş yapıyor bu kesim daha çok?
İnşaat işleri, vasıfsız tekstil işçisi… Ama vasıflı, yarı vasıflı işlerde de bu var. Örneğin İstanbul’daki tekstil işi Mısır’a, Endonezya’ya, Çin’e kayınca bir emek açığa çıktı. Emek de hareket ediyor. Biraz vasıflı olan makinacılar Mısır’a gitmiyor da İstanbul’dan Antep’e gidiyor. Mobilya sanayinde çalışıyorsa buradan Konya’ya Kayseri’ye geçiyor.
Geçmişte bir ailenin şehir değiştirmesi bu kadar kolay değildi. Şimdi ne etkiliyor?
Dijitalleşme ile sosyal ağalarını sürdürebiliyorlar. Kira burada yüksek. Burada 2 yıl yaşamış. Tutunanamış zaten tam yerleşmemiş. Bir de ikinci grup var göç edenlerde. Maddi ve mekânsal olarak tutunmuş ama bunu sürdürülebilir bulamayanlar var. Uzmanlaşmış meslekler, evde çalışmaya uygun mesleklere sahip kişiler. Bir başka şehre gidip daha ucuz ve daha konforlu bir evde, çevre kalitesi daha iyi bir ortamda yaşıyor. Bodrum, Urla, Çeşme gibi. Çanakkale gibi yakın illere yoğun göç var. Tekirdağ ve özellikle Edirne bunların arasında. Balıkesir'in kıyıya yakın ama iç kesimde yer alan bölgeleri. Ayvalık'a bağlı ya da Erdek'e yarım saat mesafedeki iç bölgeler de alıyor bu göçü. İstanbul’da güzel para kazanıyor ama kazandığı parayı bu kente yatırmıyor. Tasarruf edebiliyorsa Çanakkale'den arsa alıyor ya da işte bir yerde bir ev alıyor. Orada bir iş kurmayı hesaplıyor. Ya da komünal olarak arkadaşlar bir araya geliyor bir arazi alıyorlar. Bunlar yani bugün böyle çok güçlü bir hareket olmasa da çok ciddi bir eğilim.
Prof. Hatice Kurtuluş ile kafe üssüne dönüşmüş Yeldeğirmeni’nde görüştük.Aileler........© Birgün