Cezasızlığın tetiği: Adliyede erkek şiddeti

13 Ocak 2026 günü Kartal’daki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi’nde, Daire Hâkimi Aslı Kahraman çalışma odasında silahlı saldırıya uğradı. Saldırgan, Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan idi. İkinci atışı yapmasına, tesadüfen odada bulunan ve Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak çalışan bir çaycı engel oldu. Devletin koruyamadığı bir kadını, adliye binasında bir hükümlü korudu. Ortaya çıkan tablo bir adli olaydan ibaret değildir; bir rejim fotoğrafıdır. Hukukun ve güvenliğin hangi noktaya savrulduğunu anlatmak için fazlasıyla yeterlidir.

Bir kadın hâkim, adının önünde Cumhuriyet Savcısı yazan bir erkek tarafından uzun süredir tehdit ediliyor, ısrarla takip ediliyor. Hâkim, koruma talep ediyor. İki polis görevlendiriliyor. Ancak tehdit dinmiyor. Çünkü kurumun içinde. Fail yabancı değil, sistemin içinden biri. Nihayet o erkek, yine bir gün silahla adliye binasına giriyor, saplantı haline getirdiği hâkimin odasına yöneliyor ve ateş ediyor.

Karşımızdaki durum bir istisna değildir. Erkek şiddetinin ulaştığı aşamadır. Cezasızlıkla beslenen bir düzenin kaçınılmaz sonucudur.

Siyasi iktidar erkek şiddeti ile mücadele için gerçek bir politika üretmiyor. Aileyi güçlendirme söylemiyle kadınları şiddet ilişkilerine mahkûm eden düzenlemeler hayata geçiriliyor. Boşanma zorlaştırılıyor, arabuluculuk dayatılıyor. Kontrolsüz infaz düzenlemeleriyle şiddet failleri sokağa salınıyor. Kadınlar öldürülürken devlet, “aileyi korumakla” meşgul olmayı sürdürüyor.

Adliyede vurulan sadece bir hâkim değil. Yaşanan saldırı, kadına yönelik........

© Birgün