Korku-yorum? |
Süleyman Demirel’e atfedilen meşhur bir söz vardır: "Halkta iktidarın değişeceği hissi baskınlaşırsa, trafik polisinin bile davranışı değişir." Bu anekdot, siyasal meşruiyetin sadece hukukla değil, toplumun ortak beklentisinden ve o görünmez psikolojik üstünlük algısından da beslendiğini anlatır. Ancak bugün, bu değişimi müjdelemesi beklenen muhalif “fikir önderi, yazar, yorumcu”, iktidarın "değişmeyeceğine" dair bir ikna yarışına girmiş durumda.
KORKUYU ANALİZ DİYE SATMAK
Köşe yazılarında, televizyon programlarında, YouTube kanallarında gördüğümüz "Bu iktidar gitmez", "Muhalefet asla kazanamaz" şeklindeki kesin yargılar nesnel, soğukkanlı birer analizden çok ruhsal savunma çabasına benziyor. Otoriter yapının yargıyı bir silah gibi kullanarak her muhalif sesi baskılaması, bu “karakterlerde” derin bir yok edilme korkusu yaratmış gibi. Özellikle, daha önce yargı silahından nasibini almış, gözaltı ya da tutukluluk tezgâhından geçmiş olanlarında bu değişim çok daha karakteristik bir hal alıyor. Bir zamanlar "en radikal" olanın, o soğuk duvarlarla tanıştıktan sonra bir tür "teslimiyetçi gerçekçiliğe" savrulması, sadece fiziksel bir geri çekilme değil, derin bir ruhsal kırılma.
Bu karakterler, yaşadığı ağır yok edilme korkusunu dindirmek için bilinçdışında celladıyla bir pazarlığa oturmuş durumda. Yazılarında, söylediklerinde, yorumlarında açıktan........