Haleflik seleflik karakterinin analizi |
Türkiye’nin içinde debelendiği krizden çıkmak için politika geliştirmek yerine AKP içi bir krize bel bağlayanlar “Erdoğan sonrası” ya da “Reisin halefi kim” tartışmaları başlattılar. Oğul, damatlar, istihbarat şefi öne çıkan adaylar olarak ağızlara sakız edilmiş durumda. Kerameti kendinden menkul yorumcular Reis’in gönlünde yatan aslan totosu oynuyorlar. Dahası adayların birbirlerini itip kaktıkları, birbirlerinin kuyusunu kazdıklarına dair analizlerin bini bir para. Halef adaylarının yapıp ettiklerini, kendilerini öne çıkarırken rakiplerini tasfiye etme girişimi olarak yorumlayanlar, bu halin Reisi zayıflattığından yakınıyorlar. Daha aklı evveller de Reis’in artık haleflerini kontrol edemeyecek kadar güçsüzleştiğini sanıyorlar.
Gelişmiş küresel kuzey ülkelerindeki “yeni monarşi” tartışmalarına benziyor durum. Devlet ve devletin başta hukuk gibi kurumlarının siyasi partilerden görece bağımsız işlediği, serbest seçimle partilerin iktidara gelip gittikleri demokrasi çözülürken, iktidarı elinde tutan güç değişmeden sadece liderin değiştiği rejimi “yeni monarşi” olarak adlandıranlar var. Yeni monarşide, kan bağı dolaysızca halef olmayı sağlamıyor; Fidan, oğul Erdoğan ve diğerleri eşit adaylar.
Haleflerin selefle olan ilişkilerinin dinamiğini ve haleflerin ruh hallerini anlamak için padişahlık, aristokrasi, monarşi gibi sistemler yerine siyaset bilimcilerin “mafya devleti” dedikleri rejim tipinin karakter özellikleri yol gösterici olabilir.
Sopranos dizisini diğer mafya film ve dizilerinden ayıran ve daha değerli kılan özelliklerinden biri, bir mafya etnografisi olarak “çete ve çete karakterini” belgesel üslubuyla göstermesiydi. Dizi, seyirciyi “katılımcı gözlem” yapan bir antropolog kimliğine büründürüyordu. Böylece gözlemci/seyirci çetelerin iç işleyişini ve reisinden tetikçisine her üyenin çete içi ilişkilerdeki öznelliklerinin, çetenin yapısal........