Vertigo ya da where to go

Bourdieu’nun Habitus’u, kişinin sürekli değişen toplumsal koşullara ve bu koşullara uyum sağlayabilmek için gereken dilsel ve bedensel dönüşümlere dair farkındalığına gönderme yapar. Habitus sayesinde kendimizi konumlandırabilir ve yönümüzü tayin edebiliriz. Fakat artık kimsenin nerede olduğuna dair en küçük bir fikri yok. Akışkan bir yüzeyde konumunuzu tespit etmek için mutlaka sabit referans noktalarınızın olması gerekir. Katı olan her şeyin sıvılaştığı akışkan bir ortam; nerede olduğumuzdan, hangi yöne gittiğimizden habersiz akıntılarla oradan oraya sürükleniyoruz. Kerteriz alamıyoruz. Kerteriz, denizcilerin konumlarını tespit ederken kullandıkları kıyıdaki sabit referans noktaları. Üzerine yerleşip kök saldığımız o sağlam zemin, toprak sıvılaştı. Ucu bucağı olmayan bir denizdeyiz. Ufuk çizgisi de artık anlamını yitirdi. Herkes biliyor, kara görünmeyecek. Gökyüzü bulutlarla kaplı, yolumuzu gösterebilecek tek bir yıldız bile yok. Ve durmadan anaforlara yakalanıyoruz. Kimileri bu durumun kişisel bir sağlık sorunundan kaynaklandığını düşünüyor. Vertigo, kişinin kendisinin veya çevresinin döndüğü, sallandığı veya hareket ettiği hissine kapıldığı bir baş dönmesi türü. Ve çoğunluk bu olayın geçici bir his olduğuna, tedavi edilirse geçeceğine inanıyor.

Mutlu azınlıkla aynı gemide değiliz. Bizler, Medusa’nın Salı’nda yolculuk eden kazazedeleriz. Gözlerimiz ufukta, o........

© Birgün