We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Gazetecinin ‘kısmeti’ de olacak

14 2 13
16.09.2021

Eski Babıali’de yetişen gazeteciler kabaca ikiye ayrılırlar: Dünyayı gezip görenler, koltuklarından kalkmadan dünyalığını yapanlar!

Birinci grupta yer alanlar çok fazla olay, insan, şehir, mekân, anı biriktirir. İkinciler ise onların getirdikleri haberleri, röportajları kesip biçerek gazete sayfalarına hayat verir.

İkincilerin daha akıllı oldukları emeklilik dönemleri geldiğinde belli olur. Birinciler daha ucuz kiralık evlere ve semtlere yönelirlerken ikinciler yazlık, kışlık evlerine ilaveten “hafta sonu” evleri arasında seçim yapmakta zorlanırlar.

Bu satırların yazarı birinci gruba giren “kısmetli” gazeteciler arasında yer alır!

Gazetecilikte de “kısmet” yabana atılmayacak bir unsur olarak kabul edilir. Futbol oynuyorsan şansın da olmalı derler ya, gazetecilikte de öyle…

Haber, röportaj peşinde koşarken olduğu gibi gezip dinlenirken de kısmet önemlidir. Mesela geçen hafta Foça’da geçirdiğim 8-10 gün de böylesine kısmetliydi benim için…

Prof. Dr. Türe Tunçbay’ı tanımak benim için ödül değerinde bir karşılaşma idi. Türe Hoca 1949’da Bursa Kız Lisesi’nden 1956’da da İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oluyor.

Nöroloji dalındaki akademik kariyerine burs kazanarak ABD’de devam ediyor. Eşi Prof. Dr. Erdem Tunçbay da beyin cerrahisi dalında ABD’de ulaştığı tıbbi düzeyi ülkesine taşıyarak Ege Üniversitesi’nin Beyin Cerrahisi Ana Bilim Dalı'nı kuruyor.

Türe Tunçbay 1963 yılında Amerika Nöroloji Akademisi’nin S. Weir Mirchell Ödülü kazanan “ilk kadın” ve “ilk yabancı” bilim insanı oluyor!

Tunçbay ile “Bilimden Asla Vazgeçmeyelim” adlı yeni kitabı vasıtasıyla tanıştım. Hoca akraba evliliklerinin kötü sonuçları üzerine mesleki birikimini herkesin anlayacağı bir dille........

© Birgün


Get it on Google Play