吃苦 ya da çi kuu!

Başlık Çince, yani Mandarin. Telaffuzunu da yazmaya çalıştım ama güvenmeyin. Kabil’e giderken Afganistan’ın “İnşallah Havayolları” rötar yapınca Moskova Havaalanı’nda bir Çinli ve üç Afganla aynı “otel odası”nı bir hafta paylaşmış, Çinli arkadaşla ne konuşmak istiyorsak sadece ondan duyduğumuz cümleyi kendimizce “ting bu tong” diye telaffuz ederek “anlaşmıştık”!

Çin’de bunu herkese söyledim, kimse anlamadı. Sonra, biraz değişik bir telaffuzla, “anlamıyorum” demek olduğunu çözdük.

Çin’den söz edebilecek, memleketin halinden başımızı kaldırıp dünyaya bakabilecek durumda değiliz aslında. Her gün yeni bir operasyonla, ailelerin, kadınların karıştırıldığı iğrenç söylentilerle, memleketin ana muhalefet partisi ve onunla birlikte de tüm aykırı sesler hukukun ve medyanın hoyratça kullanıldığı bir saldırıyla karşı karşıyayken…

Ergin Yıldızoğlu, perşembe günkü Pekin Zirvesi Üzerine Bir Not yazısında, dünyanın ABD ve İsrail eliyle getirildiği noktayı Mark Leonard’ın “kural ötesilik” (un-rule) kavramıyla açıkladığını aktarıyordu. “Düzensizlik”ten daha vahim ve tüm ortak kuralların fiilen yok olduğu bir durum bu.

Dünyanın hali........

© Birgün