menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD, yeni Ortadoğu düzeni ve bağımlılığın sürekliliği - I

38 17
17.02.2026

Ortadoğu bölgesi ve dünya, olası bir ABD-İsrail askeri operasyonu beklerken bir yandan bölgede yeni bir düzen kuruluyor. Küresel sistemdeki dönüşümün, dünyanın en kritik bölgelerinden biri olan Ortadoğu’yu da etkilemesi beklenirdi ve öyle de oldu.

Bu yazıda, yanı başımızda kurulmakta olan bu düzenin temel taşlarını tartışacağım.

Birinci olarak, bu yeni düzen, yine dışarıdan, yukarıdan ve Batılı ülkeler tarafından kuruluyor. Yüz yıl sonra tarihin bu bölgede bu şekilde tecilli etmesinin rahatsız ediciliği yanında, nedenlerine de değinmeye çalışıyorum.

İkinci olarak, bu düzenin devletler (örgütler değil) eliyle işleyeceği ve artık hepsi ABD müttefiki olan merkezi yönetimler arasındaki uyuma dayalı olarak kurulduğunu tartışıyorum. Bunun işleyip işlemeyeceği ise ayrı bir konu.

Üçüncü olarak küresel sistemden bahsedilirken çok sık dile getirilen, “ABD çöküşte-Çok kutupluluk güçleniyor-Küresel Güney yükselişte” üçlü yorumunun neden Ortadoğu’ya yansımadığını tartışacağım.

ULUSAL GÜVENLİK BELGESİNDE ORTADOĞU

ABD Ortadoğu’yu artık küresel siyasetinin merkezine koymak istemiyor. Bu yaklaşım, Trump yönetiminin Kasım 2025’te yayınladığı Ulusal Güvenlik Strateji Belgesine çok açık yansımış.

Öncelikle, Ortadoğu bölgesi, Belge’de diğer bölgelerden geride, dördüncü sırada yer alıyor ve kısa tutulmuş. İkincisi, Ortadoğu ele alınırken başlık olarak “Sorumluluğu Aktarmak ve Barışı İnşa Etmek” ifadesi kullanılmış. Başlık aslında siyasetin içeriğini ya da Trump yönetiminin niyetini yansıtıyor. Belge açıkça artık enerji ihtiyacı (ABD net petrol ve doğal gaz ihracatçısı) ve büyük güç mücadelesi açısından Ortadoğu’nun ABD için eski öneminin kalmadığını dünyaya ilan ediyor. Aslına bakılırsa, Ortadoğu’dan çekilme, 2011’de Obama döneminde başlayan bir tartışma. Ama Trump yönetimi bu konuda daha net davrandı ve ilk kez Ortadoğu’yu ABD açısından bir stratejik kazınım olarak değil, üzerindeki bir yük olarak tanımladı.

YENİ SİYASETİN YENİ YÖNTEMLERİ

İç ve dış politikada arka kapı diplomasisi, aracılar ve enformel ağların kullanılması rastlanan bir durumdur. Siyaset sonuç alma işi olduğu için özellikle ABD birçok sorun ve krizde en kestirme yolu tercih eder, en düşman ilan ettikleri dahil her aktörle temas kurar, görüşür, pazarlık yapar.

Ama yaşadığımız dönemin bir özelliği olarak Trump yönetimi altında ABD bu yaklaşıma bir eşik atlattı ve kurumsallığı özellikle ve bilerek dışladı.

Türkiye........

© Birgün