Tukidides tuzağı mı yeni paradigma mı?
Çin ve ABD, yükselen güç ile yerleşik hegemonik gücün karşı karşıya geldiği “Tukidides Tuzağı”na düşmekten kaçınabilir mi? Yaygın kanı tuzağa düşeceği yönünde. Çin’de de bu endişe hakim. Öyle ki Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 14 Mayıs’ta Pekin’de ağırladığı ABD Başkanı Trump’a “İki ülke Tukidides Tuzağı'nı aşarak büyük güç ilişkileri için yeni bir paradigma oluşturabilir mi?" uyarısı bu kaygının açık bir dışa vurumuydu.
Çin yükseliyor, ABD geriliyor. Şi, iki tarafın “rakip değil ortak olması gerektiğini” vurgulayarak olası bir “kazan-kazan” durumunun yaratılması gerektiğini ifade ediyor. Şi, gelmekte olana işaret ederken iki “süper güç” arasında kılıçlar çekilmiş durumda.
ATİNA-SPARTA'DAN ÇİN-ABD'YE!
‘Tukidides Tuzağı’ yükselen güç (Çin) ile gerileyen yerleşik gücün (ABD) hizalandığı (güç dengesinin karşı karşıya geldiği) tarihsel momente işaret eden çatışma riskidir. Adını Antik Yunan tarihçisi Thucydides’den alır. Kaynaklardan aktaralım: “Thucydides, Antik Yunan’da Atina ile Sparta arasında 2500 yıl önce, (M.Ö. 431) yaşanan ve 27 yıl süren Peloponez Savaşı’nı anlatırken dile getirir. Sparta ve müttefikleri savaşı kazansa da sadece Atina değil herkes kaybeder.”
Şi’nin “Tukidides Tuzağı” vurgusu tesadüf değil. Çin lideri, antik çağın en yıkıcı güç mücadelelerinden biri olan Peloponez Savaşı üzerinden ABD’ye stratejik mesaj veriyor.
ABD Çin’in yükselişinden tedirgin. Çin lideri “Tukidides Tuzağı”ndan kaçınılması gerektiğini ifade ederken büyük güçler arasındaki rekabetin her zaman savaşla sonuçlanmayabileceğini vurguluyor.
16 KAPIŞMADAN 12'Sİ SAVAŞLA SONUÇLANDI
BBC Türkçe’deki Graham Allison’ın uygulamalı tarih projesi üzerinden Tukidides'in tuzağına ilişkin çarpıcı analizinden aktaracak olursak; “Son 500 yılda 16 büyük ‘yükselen güç-yerleşik güç’........© Birgün
