menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rojava, Sincar, Kandil… Ya sonra?

11 51
13.02.2026

ABD ve İsrail’in Ortadoğu’nun kanlı dönüşümü kapsamında bugünlerde yığınak yaptığı akut merkezler İran ve Irak. İran, Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) tutması için mutlak suretle aşılması gereken bir engel. Irak ise İran’a saldırı öncesi son istasyon.

Netanyahu, Trump’ın işbaşına geldiği 20 Ocak’tan bu yana 7’nci kez ABD’ye ayak basarken masadaki ana konu İran’dı. 13 Haziran’daki 12 Günlük Savaş’ın ardından bir kez daha bu ülkeye saldırmak için ellerini ovuşturuyor. İran’ı savaşa çekmek için her yolu deniyorlar. Görüşmenin hemen ardından Pentagon, Ortadoğu’ya konuşlandırılmak üzere ikinci bir uçak gemisini USS George H.W. Bush’u görevlendirdi.

İran’ı vurmak için döşenen taşların ucunda ise Irak var. Tahran etkisindeki Şii yönetimin Irak’taki pozisyonu iki nedenle ABD-İsrail için bir tehdit. Birincisi Irak düşürülmeden “Sünni Dolunay”ın tamamlanması mümkün değil. İkincisi İran’ın tamamen kuşatılması için Irak bağının kesilmesi gerek.

Şii koalisyonun adayı Nuri El Maliki’nin başbakanlığına şiddetle karşı çıkan Washington, Irak’ta açık bir biçimde Sünni kartına başvuruyor. Mart 2003’teki işgalin ardından Irak bir kez daha kimlikler üzerinden dizayn edilmek isteniyor. Konuştuğum Iraklı kaynaklara göre özellikle Kerkük, Tigrit, Musul, Ramadi, Felluce gibi bölgelerdeki Sünni nüfuz üzerinden pek de kapalı kapılar ardında olmayan girişimler var.

ABD ve İsrail, Irak-İran mesaisini yoğunlaştırırken Türkiye de işin bir ucundan tutuyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 9 Şubat’ta verdiği bir mülakatta, "Sürecin Suriye ayağı bittikten sonra bu işin bir de Irak ayağı var. Haşdi Şabi karadan ilerleyip biz havadan harekat yaptığımız zaman, olay 2 veya 3 gün. Fazla bir süresi yok. Bu kadar basit bir askeri operasyon" dedi.

Canlı yayında Irak’a olası bir operasyon sinyali veren Fidan, Irak’ın “akıllı karar” almasını ve........

© Birgün