menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Venezuela’ya saldırı

30 1
06.01.2026

2026, Amerika’nın 19. yüzyıl sömürgeciliğine dönüşüyle başladı. Venezuela’ya çıkarma yapan Amerikan savaş makinesi, 100’e yakın asker ve sivili öldürdü; devlet başkanını -karısıyla birlikte- "yakaladı" ve "yargılamak üzere" New York’a götürdü. Ertesi gün, Maduro’nun zincirli ve gözleri bağlı başkent sokaklarında teşhir edildiği görüntüleri basına servis edildi. ABD’nin insanlık alemini 19. yüzyıla değil; Ortaçağ’a götürdüğü konuşuluyor. Tüm bu eylemler, uluslararası hukuka "saldırı suçu"nu oluşturur.

Venezuela’ya saldırı ve devlet başkanının "tutuklanması" doğallıkla geniş tartışmalara yol açtı. Son "devlet başkanı yakalama" olayının, yine Amerika tarafından, yine bir 3 Ocak günü -1990’da-, yine Latin Amerika’da yaşandığı hatırlandı. Bunun bir "yol" haline gelebileceği, "güçlülerin zayıfları ezebileceği", "dünyada hukukun değil, gücün egemen hale gelmesinin yaratacağı tehlikeler" dile getiriliyor.

BM, kuvvet kullanmayı tıpkı MC sözleşmesindeki gibi yasaklamıştır. Ancak bu yasağa 4 istisna getirmiştir. Belli hallerin varlığı halinde, kuvvet kullanmaya izin verilmiştir. Bunlar, "meşru müdafaa" (m. 51), "Güvenlik Konseyi kararıyla kuvvet kullanılması" (Sözleşme VII. Bölüm), "Güvenlik Konseyi öncesi 5 sürekli üyenin kuvvet kullanması" (m. 106) ve İkinci Dünya Savaşı boyunca "düşman" güçlere karşı........

© Birgün