We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Laikliği savunmak

22 12 9
11.09.2021

1990'ların başında Muammer Aksoy öldürüldüğünde bu satırların yazarı Ankara'da öğrenciydi, Aksoy'un cenazesinde yürüyen on binler, "Türkiye laiktir, laik kalacak!" diye sloganlar atıyordu. Biz, ("şeflerimiz"in talimatıyla), "Türkiye laik değildir, laik olacak" diye bağırıyorduk. Küçük sol mahallemiz, Türkiye'deki laiklik deneyimini pek de küçümsüyordu. Allah hiç kimseyi, "her şeyi bilen" yapmasın.

Yeni yüzyılın ilk çeyreğini doldurmak üzereyken, Afganistan'da Taliban din temelli bir emirlik ilân etmişken, Türkiye'de laikliğin altını oyma çabaları son yirmi yılda İslamcı bir partinin devlet gücüyle birleştiği halde, laik kazanımları küçümseyen -o cenazede atılan slogandaki- dar görüşlülük henüz sona ermiş değil.

Bu dar görüşlülüğün kaynağı uzun bir tartışmaya yol açar. TKP muhalefetinden, 12 Mart generallerinin kaçıp gittiği İsviçre'den Erbakan'ı tekrar Türkiye'ye getirtip İslami parti kurdurulmasına, ABD'nin SSCB'yi çevrelemek için Ortadoğu'da inşa ettiği (ve bugünlerde "meyvesi" Afganistan'da Taliban Emirliği ile alınan) "Yeşil Kuşak" stratejisinden, ordunun laikliği iğdiş eden uygulamalarına (zorunlu din dersleri, kuran kursları vd.), PKK'nin "Kemalizm" eleştirisi ve onun sosyalist sol üzerinde yarattığı tahribattan, siyasal İslamcılardan güç alan liberallerin son otuz yıldaki yoğun ideolojik baskısına........

© Birgün


Get it on Google Play