Amerika'nın son akşamı

Uzun süredir ABD hegemonyasının gerilediği, yeni bir hegemonun ufukta belirdiği, dünya liderliğinin "yeni bir el değiştirme"ye gideceği konuşuluyordu. Çin, "ekonomik, siyasi ve askeri bir dev" olarak ABD'nin tahtına adaydı.

Ancak bunun zamanlaması ve ABD'nin -koca Sovyet İmparatorluğu'nun çekilişindeki gibi- "estetik bir geçiş"e hazır olup olmadığı hararetle tartışılıyordu. Zira, Atina ile Sparta arasındaki o ünlü savaştan günümüze kadar hegemonya değişimleri umumiyetle “Tukidides tuzağı”na düşmüştü.

2025 yılına kadar, dünya politik çevrelerinde ve "düşünce kuruluşları"nda hâkim görüş, önümüzdeki on yıl içinde Çin ile ABD arasındaki güç dengesinin değişebileceği yönündeydi. Kapitalizmin -umumiyetle- kendisini savaş yoluyla devam ettirdiği biliniyor ve bir kez daha savaşla, yani Tukidides metoduyla değişime gidileceği tahmin ediliyordu. Rusya'ya karşı, 1990'ların ortasında start alan NATO genişlemesi ve 2022'de başlayan ve halen süren Ukrayna Savaşı, bu tezi yeniden doğruluyordu.

Ancak Ortadoğu da, iki kutbun önemli bir çatışma alanıydı. İran, bir kaç yıldır Avrasya entegrasyonunun sembolik merkezi haline gelmişti. Suriye devrilmiş ve El Kaide mensubu bir cihatçı "devlet başkanı"........

© Birgün