Tişört
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Şükrü’yle (Erbaş) Burhaniye Kitap Fuarında gecenin ve sokağın ortasında, ‘alikıranbaşkesen’ mi desem yoksa köprüden geçenden beş, geçmeyenden on kuruş alan Deli Dumrul gibi, komşu iki masaya çöküp, Hacivat’la Karagöz gibi, o kitap senin bu kitap benim ‘sevgili halkımız’la tanışa tanışa konuşa konuşa imzaladıktan sonra, kaçıranlar için Edremit’te de yapacağız, Ankara’dan bu yana, 50 yıldır filan, sürüyor sandığımız ‘delikanlı’lığımız mı geldi aklımıza neyse, iki ‘arkadaş’ kolu, omuzu, yanyanalığıyla fotoğraf ‘çekindik!’
Çekinmeden ‘çekindik’ yazıyorum, ‘yüce halkımız’ da (Şükrü Erbaş terimi) öyle demiyor mu hem, hoşuma da gidiyor, şimdilerde değil ama, gençken, siyahbeyazken, stüdyoya gidip kimi devlete kimi ölümsüz hatıra olarak fotoğraf çekinirken de biraz çekinmez miydik? Makine filan yok her şey bir ‘cep’ içinde, çekiyorsun çıkıyor, bakıyorsun beğeniyorsun. Beğendik, havadan mı sudan mı şiirden mi yoksa ikimizin de üstünde acar duran, benim yeşil onun mavi, tişörtlerimizden mi?
Bugün eşim İdil’e ‘zengin olmak gibisi yok!’ dedim, o şöyle bir bakınca da ‘tişört zengini yani’ dedim. Çarşambaları kurulan........
